19 Ağustos 2020 Çarşamba

Tityassos Antik Kenti / ANTALYA / PİSİDİA / Akseki – Bademli Mahallesi

Tityassos Antik Kentinin Yeri: Antalya İli, Akseki İlçesinin Bademli Mahallesi sınırlarında, Kızlarpenceresi Tepesi eteklerinde yayılmıştır.

Bademli Bilgileri: Akseki ilçesinin üst kısmında ve Beyşehir sınırında kalan bu köyün eski adı Bodamya’dır ve Nehir Yurdu anlamına gelmektedir.

Tityassos Antik Kenti

Tityassos Bilgileri:  Tityassos, Tityasos, Pityassos ve Tityassus isimleriyle anılmış olan antik kentin lokasyon problemi, ele geçen yazıtların epigrafik değerlendirmesiyle kanıtlanmıştır. Kentin yazıtlar haricinde basılan sikkeleri diğer bilgi kaynaklarımızdır. Tityassos kenti sikkeleri genellikle Roma dönemi sikkeleridir. Bu sikkelerin üzerindeki tapınak motifi Kybele’ye adanmış bir tapınak olarak değerlendiriliyor. Kentte yine saygınlık ve tapınım gören bir diğer tanrı ise Zeus’tur. 

Prof. Dr. Mustafa Adak ve ekininin Akseki ilçesinde yapmış olduğu araştırmaların küçük kitapçığı olan “İlkçağ’da Akseki Bölgesi” isimli çalışmadan Tityassos Antik Kenti bilgilerini aynen aktarıyorum:  

            Kotenna gibi Akseki ilçe sınırları içinde kalan ikinci büyük yerleşim ise bugün Bademli’nin sınırları içinde kalan Tityassos’tur. Bağımsız bir polis(şehir) statüsüne sahip olan Tityassos İ.Ö. 2. yy’ın sonlarında Efesli Artemidoros tarafından bir Pisidya kenti olarak tanımlanmaktadır. Kentin adı Strabon tarafından Pityassos olarak verilmiştir. Bazı bilim insanları, hakkında çok az şey bilinen Pisidce dilinde P harfinin zamanla T harfine dönüştüğünü varsaysa da orijinal eserin el kopyalarında zamanla oluşmuş bir yazım hatası bize daha makul görünmektedir. Hierokles tarafından Adada ve yeri henüz bilinmeyen Zorzela ile birlikle Pisidya’nın son kenti olarak listelenen Tityassos, İ.S. 2. yy’ın ilk yarısında yaklaşık yarım asır kadar sikke darp etmiştir. Ne var ki bu kentin konumu yakın geçmişe kadar belirsiz kalmıştır. Ünlü koleksiyoncu Hans von Aulock, kentin ismini taşıyan sikkeleri Eğirdir İlçesi civarında satın aldığı için Tityassos’un bu civarda aranmasını önermiştir. Aulock’tan önce William Ramsay 1902 yılında kentin yeri olarak Beyşehir Gölü’nün güneyinde yer alan İvrim Kalesi’ni önermiş, ancak bu öneri bilim çevrelerince kabul görmemiştir.

            Tityassos kentinin Bademli Mahallesi’nin kuzeybatısında Kızlarpenceresi Tepesi’nin yamaçlarında uzanan geniş ören yeri ile özdeş olduğu 1993 yılında yayımlanan bir kitabe aracılığıyla kesinlik kazanmıştır. Terence B. Mitford’un burada kopyaladığı üç onur yazıtının birinde “Tityassosluların halkı, tüm erdeminden ve halka göstermiş olduğu iyi niyetten dolayı Hippomakhos oğlu Setas’ı (bir heykelle) onurlandırdı” ifadesi yer almaktadır. Erken İmparatorluk Dönemi’nde dikilmiş olan bu heykel kaidesinin yanında duran diğer iki kaidede kentin adı verilmemiş olsa da, yazıtların “Polis (Kent), Filanca’yı onurlandırdı” ibaresi ile başlaması, kaidelerin bulunduğu yerin Tityassos olduğu düşüncesini destekler niteliktedir.

            Bademli Mahallesi’nin 1 km. batısında yükselen Kızlarpenceresi Tepesi tamamen surla çevrilmiş bir akropol niteliğindedir. Bu akropolün ortasında alt kısmı ana kayadan oyulmuş ve taş merdiveni iyi korunmuş olan iki katlı bir kule yer almaktadır. Akropolün güneyindeki sarp kayaya dört, doğu yamacına ise bir adet kaya mezarı işlenmiştir. Tepenin günümüzdeki adı bu kaya mezarlarından esinlenerek verilmiştir. Akropolün güney eteklerinde yer alan yerleşim yerindeki binalar toprak kayması sonucunda büyük ölçüde tahrip olmuştur. Ayakta duran bazı yapılar Hellenistik ve Roma dönemi özelliklerine sahiptir. Yerleşimde Bizans Dönemi’ne tarihlenebilecek yapıların bulunmaması dikkat çekicidir. Hâlbuki Tityas(s)os piskopos listelerinde Antiokheia’ya bağlı bir piskoposluk merkezi olarak İ.S. 12. yy’a kadar kaydedilmektedir. Ayrıca kentin piskoposlarından Stephanos’un 692 yılında Konstantinopolis; Petros’un ise 787 yılında Nikaia konsüllerinde kentlerini temsil ettikleri bilinmektedir.

            Kentin kuzeydoğusunda akropole doğru yükselen bir sur yapısı mevcuttur. Ayrıca yaklaşık 15 hektara yayılan yerleşim alanı burada azımsanmayacak büyüklükte bir kentin varlığını belgelemektedir. Ören yerinde en ilginç iki yapı kuzeydoğuda yüksek bir teras üzerinde bulunmaktadır. Batıdaki yapının bir tapınak, yarım daire görünümündeki diğerinin ise bir mezar anıtı (heroon) olduğunu düşünmekteyiz. Bu iki görkemli yapıdan birçok mimari parça yamaçtan aşağı yuvarlanmıştır. Aralarında çok sayıda yivli sütun (çap: 96 cm.), bir heykel kaidesi (ön yüzünde kalkan motifi) ile biri elips formunda kalkan motifi, diğeri ise kılıç, kalkan ve miğfer bezekleri taşıyan iki zafer anıtı (tropaion, ikincisinin ebatları: Yük. 78 cm., Gen. 64 cm., Der. 33 cm.) yer almaktadır. Mitford’un 1970 yılında kopyaladığı üç yazıt tapınağın doğusunda yer alan ve yarım daire formunda tasarlanmış bu yapıda durmaktaydı. Yazılı blokları yerinde bulamadığımız gibi, anıtın kendisi de büyük oranda tahrip edilmiş durumdadır.

            Sikkeler sayesinde Kybele’nin kentin baştanrıçası olduğunu anlamaktayız. Sikkelerde Anatanrıça Kybele dışında, sayıları çok daha az olmakla birlikte Zeus, Herakles, Hermes ve Tykhe de betimlenmiştir. Bu veriden hareketle kentte olasılıkla bu tanrıların da tapınım gördüğünü söyleyebiliriz. Anatanrıça sikkelerinin arka yüzlerinde cepheden verilmiş bir tapınağın duvarına tırmanan yılan betimlenmiş olup, tanrıçanın ismi tamlayan halinde MHTROS (Anatanrıça’nın) şeklinde verilmiştir. Sikkelerin ön yüzlerinde ise beklendiği şekilde genellikle imparator portresi yer almaktadır. Bazı sikkelerde ön yüz motifi olarak imparator portresi yerine bölgede yaygın olan yaban domuzu seçilmiş ve bunun etrafına da kent ismi TITYASS kısaltılmasıyla verilmiştir. Sikkelerin ön yüzünde kent isminin, arka yüzünde ise Anatanrıça’nın isminin belirtilmesi sikke basım masraflarının tapınak ve kent tarafından paylaşıldığına işaret etmektedir. François Rebuffat bu olgudan yola çıkarak kentin öneminin tapınaktan kaynaklandığını ileri sürmektedir.

            Yazıtlardan Tityassos sakinleri arasında başka kentlere maddi yardımda bulunacak kadar zengin vatandaşların bulunduğunu öğreniyoruz. Örneğin Sütçüler yakınındaki Adada kenti ile yakın ilişkisi bulunan Nestor oğlu Bion, maddi krizde bulunan kent sakinlerinin ricası üzerine Adadalılara faizsiz borç vermiş ve sonradan kentin durumuna üzülerek bu borcu bağışa dönüştürmüştür. Bu hayırseverliğinden dolayı Bion’u onurlandıran bir kitabe, Adada yakınlarındaki Taşkapı öreninde kısa bir süre önce bulunmuştur.

MS.100-200 Domuz Kafası. Tetrastyle Tapınak

MS.138-161 Antonınus Pius. Tetrastyle Tapınak


MS.138-161 Antonınus Pius. Zeus
MS.193-217 Septimius Severus. Kybele İki aslan
MS.202-205 Caracalla. Tetrastyle Tapınak
MS.202-211 Plautilla. Tetrastyle Tapınak
MS.209-211 Geta. Zeus

Tityassos Sikkeleri: Asia Minor Coins sitesinden incelediğim Tityassos sikkeleri, Roma dönemi sikkeleridir. En erken tarihli iki sikke MS.100-200 tarihlenmektedir. Bir tarafında domuz kafası, diğer taraftaysa Tetrastyle tapınak işlenmiştir.

Diğer sikkeler şu şekildedir. Antoninus Pius (MS.138-161) / Tetrastyle tapınak,  Antoninus Pius (MS.138-161) / Zeus, Septimius Severus (MS.193-217) / Kybele, Caracalla (MS.202-205) / Tetrastyle tapınak, Plautilla (MS.200-211) / Tetrastyle tapınak ve Geta (MS.209-211) / Zeus’tur.

Kaynak: Prof. Dr. Mustafa Adak, Yrd.Doç.Dr. Burak Takmer,  Yrd. Doç. Dr.Ebru Akdoğu Arca / İlkçağ’da Akseki Bölgesi – www.asiaminorcoins.com  

 Atilla Durak Beye Tityassos fotoğrafı için teşekkür ederim.

Taylan Köken

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme