15 Nisan 2011 Cuma

Asarlık Yerleşimi / İZMİR / AİOLİS / Menemen / Asarlık Köyü

Asarlık Yeri: İzmir İli Menemen İlçesi Asarlık Köyü sınırlarındadır. 210 mt. yüksekliğinde bir tepenin üzerinde bulunan yerleşimdir.

Asarlık Yüzey Araştırmaları Sonuçları: Bölgede yapılan yüzey araştırmalarında tepe üzerinde elde edilen seramik parçalarına göre yerleşim Arkaik Döneme tarihlenmektedir. Ayrıca MÖ. 400 yıllarından kalma siyah firnis (astar) örneklerine rastlanmıştır. (Recep Meriç- 1984 yılı İzmir ve Manisa İlleri Yüzey Araştırmaları- 3. Araştırma Sonuçları Toplantısı 1985) 

Taylan Köken

28 Şubat 2011 Pazartesi

Alabahçe Yerleşimi / İZMİR / AİOLİS / Menemen / Hatundere Köyü

Alabahçe Yeri: İzmir İli Menemen İlçesi Hatundere Köyü sınırlarındadır. Hatundere Köyünden kuzeye doğru gidildiğinde, köyün çıkışında antik yol kalıntıları mevcuttur. Antik yol Alabahçe Tepesinin eteklerine kadar gelmektedir. 

Alabahçe Yüzey Araştırmaları Sonuçları: Bölgede yapılan yüzey araştırmalarında tepe üzerinde elde edilen buluntulara göre, MÖ. 600 yıllarından Bizans Dönemine kadar yerleşim gördüğü belirlenmiştir.
Önceleri ana kayadan yararlanılarak bir savunma yapısı varken, Bizans Çağında daha küçük bir yapının dinsel amaçlı kullanıldığı düşünülmektedir. Alabahçe Tepesinin üzerine kazılan bir haç bulunmuştur. Ayrıca aynı kaya üzerinde belli belirsiz günümüze kalan çift başlı bir balta kabartması mevcuttur. Alabahçe yakınında bir kule temeli de mevcuttur. (Prof. Dr. Armağan Erkanal- 2002 yılı Güney Aiolis Yüzey Araştırması- 21. Araştırma Sonuçları Toplantısı Cilt2 2003)

Taylan Köken

6 Şubat 2011 Pazar

Araptepe Höyük / İZMİR / AİOLİS / Aliağa / Helvacı Köyü

Araptepe Yeri: İzmir İli Aliağa İlçesi Helvacı Köyü sınırlarındadır. Menemen Foça karayolu yakınında Gediz (Hermos) Irmağının kuzey kollarından birinin yanındadır. Denizden uzaklığı yaklaşık 10 km.dir. Bekirler Yerleşimi yaklaşık 600 mt uzaklıktadır. Prehistorik dönemde etrafındaki diğer yerleşimler gibi denize çok yakın bir konumdaydı.
Araptepe Haritası

Araptepe Adı Üzerine Notlar: Bugün Petkim tesislerinin bulunduğu yarımada üzerinde Arap Çiftliği Köyü bulunmakta idi. 1890 yılına kadar kayıtlarda bulunmaktaydı. Bunun haricinde Şehitkemal Köyünün kuzeyinde Arapderesi, derenin kuzeybatısında Arap Dağı Tepesi ve Araptepe Höyük’de adı geçen Arap sözcüğünün kesin belgelerle kanıtlanmamasına rağmen şöyle bir hikayesi vardır: IV. Murat Bağdat seferi sırasında kendisine yardım eden yerlilerden bir kısmını yanında Anadolu’ya getirir ve yörede iskan etmelerini sağlar. Arapoğulları’ndan Abdülkerim Ağa’ya Aliağa Çiftliği yöresinde araziler verir. Aliağa Çiftliği kurucusunun bu topraklara gelen bu sülalenin bir evladı olduğu söylenmektedir.
Bu bilgiler tartışmaya açık olmasına rağmen, 18. yüzyılın büyük bölümünde Bergama çevresinde hakimiyet kurmuş olan Arapoğulları’nın Aliağa Çiftliğine kadar uzanarak burada hakimiyet kurmaları ve çevrede bulunan bir çok yerleşime ve yere Arap adını vermeleri daha anlaşılır bir gerçektir. (Ersin Doğer – İlk İskanlardan Yunan İşgaline Kadar Menemen ya da Tarhaniyat Tarihi – Sergi Yayınevi – 1998)    


Araptepe Yüzey Araştırmaları Sonuçları: 1949 yılında Helvacı Höyücek kazısı esnasında yüzey araştırmasına çıkan Ord. Prof. Dr. Muzaffer Şenyürek başkanlığındaki bir ekip tarafından tespit edilmiştir.
2001 yılında Prof. Dr. Armağan Erkanal yönetiminde Güney Aiolis Yüzey Araştırmaları ile Panaztepe yerleşiminin çevre yerleşimler ile olan ilişkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. 1950’li yıllardan beri varlığı bilinen Araptepe Höyüğünün etrafında 8 hektarlık bir bölüm taranmıştır. Ele geçen buluntular şöyledir: Erken dönem keramikleri, çanak çömlek parçaları, Melos kökenli obsidiyen parçalarına rastlanmıştır. Buluntu malzeme MÖ.7.bin yılın son çeyreğini göstermektedir.
Araptepe yerleşiminde ele geçen prehistorik buluntuların yanı sıra Roma Dönemi seramik parçaları da bulunmuştur. Günlük kullanım kaplarının yanı sıra, terracota figürinler ele geçmiştir. (Prof. Dr. Armağan Erkanal- 2001 Kuzey İzmir-Menemen Ovası Yüzey Araştırması- 20. Araştırma Sonuçları Toplantısı Cilt1 2002)

Araptepe Höyük
Araptepe Höyük
Araptepe Höyük
Araptepe Höyük
Araptepe Höyük
Araptepe, Urla-Tepeüstü, Ulucak Höyük, Bornova-Yeşilova Höyük Geç Neolotik Dönemden sonra yerleşimlerin terk edilmesi ile dikkati çekmektedir. Bu yerleşimler Roma Döneminde tekrar iskân görmeye başlamıştır. Bu halkların Geç Neolotik Döneminde hangi felaket sonucu bu yerleşimleri terk ettiğinin anlaşılması, Batı Anadolu arkeolojisi için önemlidir. (Yrd. Doç. Dr. Zafer Derin- Ulucak Höyük Kazısı- 2002- 25. Kazı Sonuçları Toplantısı Cilt1 2003)   
İzmir Neolotik Yerleşimleri
Araptepe Höyük, Yassı Tepe, Küçük Yamanlar, Çakallar Tepesi, Barbaros Tepeüstü ve Dedecik Heybelitepe gibi MÖ.6000 yıllarda iskân gördüğü düşünülmektedir. Bu yerler özellikle yüksek yerlerde seçilmiştir. (Yrd.Doç.Dr. Zafer Derin- Yeşilova Höyüğü 2005-2006 yılı kazıları)

Taylan Köken

3 Şubat 2011 Perşembe

Larissa Antik Şehri - I / İZMİR / AİOLİS / Menemen / Buruncuk Köyü

Larissa Adı: Larisa olarak da söylenen kent, Aiol Birliğini oluşturan 12 Aiol kentinden biridir. Luvi /Pelasgos dilinde Lar(a)-issa’dan gelir. "Kum-Kent" anlamındadır. Strabon Larissa’larla ilgili ortak bir özellik vardır. Toprakları, nehirlerin getirdiği alüvyonlarla oluşmuştur demektedir. Larissa da Hermos (Gediz) ırmağının doldurduğu Gediz Deltasının yanında bulunur.

Larissa Kentinin Yeri: İzmir ili, Menemen ilçesine bağlı İzmir-Çanakkale karayolu üzerinde Buruncuk Köyü’nün sağ tarafında görülen kayalık yarımadanın üzerinde kuruludur. Smyrna -Pergamon arası antik yol Larissa’dan geçiyordu. Tıpkı bugün modern yolun geçtiği gibi. Kalıntıların bulunduğu tepenin yamacında Larissa’nın sit alanı olmasına rağmen bir taş ocağı bulunmaktadır. Bu taş ocağı şehir kalıntılarının yok olmasına sebep olmaktadır. Arkaik ve Klasik döneme ait iki adet saray kalıntısı Larissa’nın Batı Anadolu tarihindeki önemini arttırmaktadır.   
Larissa Kent Planı
Larissa Kısa Tarihi: Prof.Dr. Hayat Erkanal 2001 yılı Liman Tepe kuzey kazı alanında yapılan kazılar kapsamında bulunmuş olan çanak parçalarının Panaztepe, Troya VI’da, Beycesultan’da, Kum Tepe’de ve Larissa’da rastlandığını belirtmektir. Bu buluntunun Orta Tunç Çağına ait olması Larissa’nın tarihini aydınlatmaktadır. (24. Cilt1 Kazı Sonuçları- 2002)
Larissa Kenti, Gediz deltası Gediz (Hermos) ırmağının taşıdığı alüvyonlarla dolmadan önce Ege kıyısında bir kıyı kenti idi. Çevresinde bu dolgu oluşmadan önce diğer kıyı şehirleri ise Panaztepe, Geren, Höyücek yerleşimleriydi. Güneyinde ise Kumtepe ve Bayraklı yerleşimleri bulunuyordu. (17. Cilt1 Kazı Sonuçları- 1995)
Aiol boyları Ege Bölgesine göç etmeye başladıklarında Larissa’yı kuşatırlar, fakat öncülleri olan Pelasgosluların direnişiyle karşılaşırlar. Onlar da Neon Teikhos (Yeni Kale) yerleşimini kurarlar. Sonra Larissa kentini ele geçirirler.
Batı Anadolu MÖ.546 yılında Pers egemenliğine geçer. Pers kralı Kyros Lydialıları Sardes kentinin önlerinde yapılan savaşta yener ve kendisine yardım eden Mısırlılara hediye olarak Larissa kentini verir. Bölgede yaklaşık 200 yıl hüküm süren Perslilerden günümüze kalan en önemli Phokaia’da (Foça) bulunan Satrap Mezarıdır. Halkımız burayı “Taş Kule” olarak adlandırmıştır. Bunların yanı sıra Panaztepe ve Larissa’da bulunan sarayların Pers özellikleri taşıdığı düşünülmektedir.
MÖ.399 yılında Batı Anadolu’da Pers hegemonyasını kırmak için yöreye gelen Thibron komutasındaki Sparta birlikleri Larissa’yı kuşatmasına rağmen ele geçiremez. Fakat MÖ.334 yılında Batı Anadolu’yu işgal eden İskender kuvvetlerine diğer Aiolis kentleri gibi Larissa’da direnç göstermeden teslim olur.
MÖ.279 yılında Kelt/Galat akınları tarafından yakılıp yıkılan Larissa Helenistik dönemi bir daha kalkınamadan sönük geçirmiştir.
Anadolulu Aelius Aristeides MS.200’lü yıllarda Smyrna-Pergamon arasındaki tarihi yolda yaptığı yolculuğu ayrıntıları ile aktarmıştır. G.Bean, vatandaşımızın yolunu izleyerek Aiolis yöresindeki izlenimlerini bize aktarır. Aristeides Larissa’da döküntü ve pis bir handan söz eder. O çağlarda köy bile olsa Larissa’nın varlığının devam ettiği görülmektedir.
Larissa Kazıları: 1902 yılında 1932-1934 yıllarında İsveçli ve Alman bilim adamları J.Böhlau, K.Schfold ve Franz Miltner tarafından kazılmıştır. Başka kazı yapılmamıştır. Bu kazılarda Klasik ve Helenistik çağ surlarından daha eski, MÖ.1500-MÖ.1100 arasına tarihlenen bir surun parçaları belirlenmiştir.
Larissa Kazı Planları
Larissa Sur Duvarı
Larissa Kule
Larissa Kalıntıları: 80 yıl önce yapılan kazılarda MÖ.1500-1000 yılları arasına tarihlenen etrafı kuleli surlarla çevrili bir kent olan Larissa’da günümüzde görülen kalıntı bakiyeleri şöyledir. Kente çıkan antik yol, andezit taşından yapılma surlar dikkati çekmektedir. Surlar MÖ.400 yıllarında tekrardan yenilenmiştir.
Larissa Sur Kalıntıları
Bir cadde ve evler, tapınak ve sarayların kalıntıları buluntular arasındadır. Dört adet sarnıç buluntusu kentin su ihtiyacını karşılamaktadır. Doğu etkisinde yapıldığı düşünülen üç adet saray kalıntısı MÖ.600 yüzyıl sonlarına tarihlendirilmiştir. II numaralı saray “hilani” tipinde, III. ve IV. nolu saray ise “Megaron” tipinde yapılmıştır. Akropolis ilk kez MÖ.500 yıllarında tahkim edilmiştir.
4 Sütunlu Anıtsal Yapı
Pişmiş Toprak Friz Kabartması MÖ.600
Üç modern yel değirmeni kalıntılarının devamında nekropolis uzanır. Nekropoliste yüz adet mezar saptanmıştır. Çoğu Tümülüs mezar tipindedir. Nekropolisin tümü, ele geçen çanak çömlek parçalarına göre MÖ.600 yıllarına tarihlenir.
Larissa Buluntuları
Apollo Başı MÖ.400-300
Apollo Başı MÖ.300
Apollo Başı MÖ.400-300
Kazılarda ele geçen buluntuların çoğu bugün Stockholm Müzesi’ndedir. Ayrıca İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde Aiol  sütun başlıkları ve pişmiş toprak eserler. Mimari parçalardan bazıları ise İzmir Arkeoloji Müzesi’ndedir.   
Aiol Sütun Başlığı
Larissa Buluntusu Mimari Parça
Larissa Buluntusu Mimari Parçalar
Aiol Sütun Başlıkları İstanbul A.M.
Aiol Sütun Başlıkları İstanbul A.M.
Aiol Sütun Başlığı İstanbul A.M.
Kaynakça: Bilge Umar -Aiolis -İnkılâp Kitabevi -2002 / Bilge Umar- Türkiye’deki Tarihsel Adlar- İnkılâp Kitabevi-1993 / Ersin Doğer- İsmail Gezgin- Aiolis’de Bir Anıt /  George E.Bean- Eskiçağda Ege Bölgesi- Arion Yayınevi-1997 / Nezih Başgelen- Birgi’dem Gevaş’a Anadolu Gezi Notları- Arkeoloji ve Sanat Yayınları -2006 / /www.asiaminorcoins.com / http://www.tayproject.org/ 

Taylan Köken

26 Ocak 2011 Çarşamba

Menemen Yerleşimi / İZMİR / AİOLİS

Menemen Yerleşimi Bilgileri: İzmir’in ilçesi olan Menemen, eskiden deniz kenarında bir kıyı yerleşmiyken Gediz (Ermos / Hermos) nehrinin doldurmuş olduğu topraklar sayesinde bugünkü mevcut yerini almıştır. Menemen’in adının anlamı; Melamana idi. Mela-(u)ma –(wa)na, "Ma boğazı", "Ma halkının ülkesi" anlamındadır. (Bilge Umar)
Gediz nehri zaman zaman azıp durarak ortalığa zarar verdiği dönemlerde Helen dilinde “Azıp kudurmuş” anlamındaki Mainomenos diye anılmıştır ve bu ad Menemen’e isim kaynaklığı yapmıştır. (Ersin Doğer)   
Başka bir rivayete göre Menemen adı Bergama Kralı Eumenes’den gelmektedir.
Bugün Menemen Merkezinde doğru düzgün bir kalıntı yeri bulunmamaktadır.
Menemen Buluntusu Tabelası
Güneş Saati Bergama Müzesi
Güneş Saati Bergama Müzesi
Güneş Saati Bergama Müzesi
Güneş Saati Bergama Müzesi
MS.100 yıllarında kıyı boyunca tekneler işlemiştir. 1764 yılında Chandler, İzmir ile Menemen’in iskelesi arasında yoğun bir deniz ticareti olduğunu gözlemlemiştir.(G.E. Bean)
Güney Aiolis diyebileceğimiz Menemen ve çevresinde, araştırmacılarımız farklı dönemlerde yapmış oldukları yüzey araştırmalarında değişik dönemlere ait birçok yerleşim yeri tespit etmişlerdir.
Recep Meriç 1984 yılında yapmış olduğu yüzey araştırmalarında Asarlık Yerleşimi (Menemen, Asarlık Köyü), Kumtepe (Menemen, Yahşelli Köyü) MÖ.2000 ila MÖ.400 yıllarına kadar iskân gördüğünü belirtmektedir. Recep Meriç 1986 yılında yapmış olduğu 61 noktadaki yüzey araştırmalarında ise şu kanaate varmıştır: Bir çok höyük Erken Bronz çağda yerleşim görmüştür. Aiol ve İon kolonizasyon döneminde yeni kentler kurulduğu gibi, bu eski yerleşimler de iskân görmüştür. Recep Meriç 1987 yılında yapmış olduğu yüzey araştırmalarında ise Menemen Merkez’e çok yakın olan Ulucak Köyü’nün kuzeyinde bir tepe üzerinde Klasik ve Helenistik döneme ait bir yerleşim ve ona ait kayalara oyulmuş bir kuyu tespit etmiştir.
Armağan Erkanal ise Panaztepe kazılarını sürdürürken 2001-2002-2003 yıllarında Güney Aiolis yüzey araştırmalarına devam etmiş ve 47 noktada yapmış olduğu araştırmaları bilim çevreleri ile paylaşmıştır. Bu ayrıntılı araştırmaları daha sonra isimleri ve sonuçları ile aktaracağım. Şimdilik konumuz Menemen merkezi ile ilgili sonucu paylaşacağım: Kubilay İlkokulunun girişinde iki adet Bizans dönemi sütun başlığı ile iki adet Roma dönemi İon başlığı mevcuttur. Ayrıca oldukça sağlam bir Rum kilisesi ile önünde zeytinyağı presi tespit edilmiştir.
Bütün bu yüzey araştırmaları ışığında Menemen Merkezinde bugünkü Kubilay Anıtının bulunduğu Yıldıztepe’de yalnızca Helenistik veya Roma dönemimden kalma bir mezar bulunmuş ve yine aynı tepedeki Hıdır Dede ziyareti yakınında Roma dönemimden kalma seramik parçaları bulunmuştur. Fakat bu yerleşimin Bizans döneminde iskân görmediği anlaşılmıştır.

Kaynakça: Bilge Umar- Aiolis- İnkılâp Kitabevi (2002) / Bilge Umar- Türkiye’deki Tarihsel Adlar- İnkılâp Kitabevi (1993) / Prof.Dr. Ersin Doğer- İlk İskanlardan Yunan İşgaline Kadar Menemen Ya da Tarhaniyat Tarihi- Sergi Yayınevi (1998) / http://www.izmir.gen.tr/ / Recep Meriç- 3.Araştırma Sonuçları Toplantısı (1985) / Recep Meriç- 5. Cilt1 Araştırma Sonuçları Toplantısı (1987) / Recep Meriç 6.Araştırma Sonuçları Toplantısı (1988) / Prof.Dr. Armağan Erkanal- 21. Cilt2 Araştırma Sonuçları Toplantısı (2003) / George E.Bean- Eskiçağda Ege Bölgesi- Arion Yayınevi- (1997)


Taylan Köken

22 Ocak 2011 Cumartesi

Panaztepe Yerleşimi-III (Banaz-Panaz-Panassa) / İZMİR / AİOLİS / Menemen / Maltepe Beldesi

Panaztepe kazılarında ele geçen eserlerden bir kısmı İzmir Kültürpark içinde bulunan İzmir Sanat ve Tarih Müzesinde sergilenmektedir. Burada ayrı bir stand içinde sergilenmektedir.
Panaztepe Tabelası
Kulplu Testi Geç Tunç Çağı
Amphora Geç Tunç Çağı
Amphora Geç Tunç Çağı
Kulplu Şişe Geç Tunç Çağı
Kulplu Şişe Geç Tunç Çağı
Alabastron Geç Tunç Çağı
Alabastronlar Geç Tunç Çağı
Çömlek Geç Tunç Çağı
Mühürler Geç Tunç Çağı
Ağırşaklar ve Kapak Geç Tunç Çağı
Ağırşaklar Geç Tunç Çağı
Minyatür Krater Geç Tunç Çağı
Yonca Ağızlı Testi Geç Tunç Çağı
Testi Geç Tunç Çağı
Fincanlar Orta Tunç Çağı
Fincanlar Orta Tunç Çağı
Fincanlar Orta Tuç Çağı
Testi Orta Tuç Çağı
Testi Orta Tunç Çağı
Taylan Köken



18 Ocak 2011 Salı

Panaztepe Yerleşimi-II (Banaz-Panaz-Panassa) / İZMİR / AİOLİS / Menemen / Maltepe Beldesi

Panaztepe Kazıları: 1985 yılında Prof.Dr. Armağan Erkanal ve eşi Prof.Dr. Hayat Erkanal tarafından başlatılmış ve günümüze kadar kazı çalışmaları sürmüştür. Kazı buluntuları İzmir Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir. Aşağıda yıllar içinde yayınlanan Kazı Raporlarından derlenen özetleri bulabilirsiniz. Resimler bulunduğu kazı yılına göre değil, karışık olarak eklenmiştir.
Panaztepe Kazı Alanı
Panaztepe Kazı Buluntuları
Koç Başlı Rhyton'un Bulunuşu 
1985 yılı kazıları Panaztepe’nin güneyinde 1300 m2’lik bir alan kazılmıştır. Burada seramik fırını ve işlikler olabileceği düşünülen bir atölye mahallesi ortaya çıkmıştır. Ayrıca mezarlık kısmında yapılan çalışmalarda, kutu, sanduka, pithos, tholos tipi mezarlar gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu ilk kazı yılında 52 tümlenen kap, 35.000 seramik parçası ele geçmiş, bunlardan 5.000 tanesinin dönem tespitinde kullanılabileceği tespit edilmiştir. İlk tespitlerde yerleşimin MÖ.2000’li yıllara kadar uzadığı belgelenmiştir. (8. Cilt1 Kazı Sonuçları- 1986)
Kapaklı Çömlek MÖ.2000
Matara MÖ.2000
1986 yılı kazıları geçen yılın devamı olarak sürmüş ve 800m2’lik bir alan kazılmıştır. Mezarlığın İslam dönemine kadar gittiği belirlenmiştir. (9. Cilt1 Kazı Sonuçları- 1987)
Yonca Ağızlı Çömlekçik MÖ.2000
1987 yılı kazılarında akropol üzerinde kazılar yapılmış, kale surları ve önemli olduğuna inanılan bir yapı temeli belirlenmiştir. Ele geçen terrakota parçalardan yerleşimin Arkaik dönemde de iskân gördüğü tespit edilmiştir. (10. Cilt2 Kazı Sonuçları-1988)
Çömlek MÖ.2000
Testi MÖ.2000
1988 yılı kazılarında akropolün iki yerinde kazılara devam edilmiştir. Sur dışında yapılan kazılarda günümüze kadar gelebilmiş bir megaron yapı ortaya çıkarılmıştır. Yine MÖ.2000 yılları tarihleyen çanak, fincan buluntuları, ayrıca ayrı değerlendirilmesi gereken ağırşak (dokuma tezgahı ağırlıkları) ele geçmiştir. (11. Cilt1 Kazı Sonuçları-1989)
Fincanlar MÖ.2000
Ağırşaklar MÖ.2000
1990 yılında (1989 yılında kazı yapılmamıştır) kazılara üç bölgede devam edilmiştir. Güney Güneydoğu eteğinde yapılan kazılarla buranın varlığı MÖ.2000’li yıllara uzanan bir “liman kent” olduğu tespit edilmiştir. Yine aynı yerde yapılan bir açma da ise Panaztepe’de iskânın MÖ.3000’li yıllara kadar uzandığı tespit edilmiştir. Ayrıca nekropol ve akropol alanında kazılara devam edilmiştir. (13. Cilt1 Kazı Sonuçları- 1991)
Maşrapa MÖ.1400
Amphora MÖ.2000
1991 yılında dört bölgede kazılara devam edilmiştir. Liman Kent kazısı, 1.Nekropol Kazısı, 2.Nekropol Kazısı ve Akropol kazılarına devam edilmiştir. Ele geçen bulgular ışığında Panaztepe, Pers Kral Yolu ile Ege Bölgesinin, Asya Kıtasına ticari olarak bağlanmasını sağlıyordu. (14. Cilt1 Kazı Sonuçları- 1992)
Kapaklı Amphora MÖ.2000
Amphora MÖ.2000
1992 yılında 1.Nekropol ve 2.Nekropol alanlarında kazılara devam edilmiş, ayrıca bazı yerlerde sondaj çalışması yapılmıştır. 1985 yılından beri devam eden kazılar sonucunda ele geçen mezarların Panaztepe-I adıyla ayrıntılı olarak kazı raporu olarak neşriyatının yapılacağı belirtilmiştir. (15. Cilt1 Kazı Sonuçları- 1993)
Fincanlar MÖ.2000
Panaztepe Buluntuları
1993 yılında 1.Nekropol alanında kazı çalışmaları yoğunlaştırılmıştır. Buluntular arasında fayans kolye parçaları, aşık kemikleri, boyalı Myken seramikleri, ağırşaklar ve bir mühür bulunmuştur. (16. Cilt1 Kazı Sonuçları- 1994)
Süs Eşyası MÖ.2000
Süs Eşyası MÖ.2000
Süs Eşyası MÖ.2000
1994 yılı çalışmaları 1992 yılında yapılan sondajlarda bulunan Myken seramik dolayısıyla Panaztepe’nin kuzeydoğusuna kaydırılmıştır. Bu çalışmalarda 15x30 metrelik bir alanda dört kültür katmanı saplanmıştır. 1.kat Osmanlı Dönemi, 2.kat Bizans Dönemi, 3.kat Geç Tunç Dönemi ve 4.kat da Orta Tunç Dönemi bulgularına ve tespitine ulaşılmıştır. Bugün İzmir Arkeoloji Müzesinde sergilenen gaga ağızlı testi Eski Tunç Çağı dönemine aittir. Ayrıca 1991 yılında ele geçen kuyu çıkrığı tarihlendirilmiş ve MÖ.1470 yılından kalma olduğu tespit edilmiştir. (17. Cilt1 Kazı Sonuçları- 1995)
Rhyton Orta Tunç Çağı
Rhyton Orta Tunç Çağı
1995 yılı Panaztepe kazıları doğu yamacındaki yerleşimde devam etmiştir. Osmanlı ve Bizans dönemi yapılar gün ışığına çıkarılmıştır. Özellikle Bizans dönemi yapının gün ışığına çıkarılması önemlidir. (18. Cilt1 Katı Sonuçları- 1996)
Rhyton Orta Tunç Çağı
Rhyton Orta Tunç Çağı
1996 yılı çalışmaları Liman Kent, Geç Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı tabaklarında ve özellikle 1.Nekropol alanında kazılara devam edilmiştir. 2 tholos ve 4 pithos mezarı açılarak önemli bulgulara erişilmiştir. Bu mezarlar alabastronlar, amphora, vazolar ve bronz yapılmış bir idol iğne bulunmuştur. Bu iğne öğreneğine benzer bir örnek Kafkasya da bulunmuş olup bugün Viyana Sanat Müzesinde sergilenmektedir. (19. Cilt1 Kazı Sonuçları- 1998)
Vazolar MÖ.2000
Alabastronlar
1997 yılı çalışmaları doğu yamacındaki yerleşimde ve 1.Nekropol alanında devam etmiştir. Liman Kentin daha doğusuna kaydırılan kazı çalışmalarında Orta Tunç Çağına ait mimari eserler daha bir alana yayıldığı için, bize dönemim mimari anlayışına açıklık getirmiştir. 1. Nekropol alanında yapılan çalışmalarda 1 küçük tholos 6 pithos mezar bulunmuştur. (20. Cilt1 Kazı Sonuçları- 1998)
Mühür MÖ.2000
Mühür MÖ.2000
1998 yılı çalışmaları Liman Kent’in kuzey alanında devam etmiştir. Burada işlik olduğu düşünülen bir mekan üzerinde detaylı çalışmalar yapılmıştır. Burada değişik konumlarda mutfak kapları çıkarılmıştır. Ayrıca bulunan mekanların restorasyon işine de girişilmiştir. (21. Cilt1 Kazı Sonuçları- 2000)
Panaztepe’de dikey dokuma tezgahları, bunların pişmiş topraktan veya taşlar şekillendirilerek ağırşaklar (dokuma tezgah ağırlıkları) yapıldığı görülmüştür. Panaztepe işliklerinde dokuma imalatının yapıldığı ve bunun ticaretinin yapıldığı sanılmaktadır.  (Yrd.Doç.Dr.Özlem Tütüncüler- MÖ.2.Bin Ege Bölgesi Dokuma Aletleri-2006)
Ağırşaklar MÖ.2000
Ağırşaklar MÖ.2000
1999 yılı çalışmaları Panaztepe’ nin güneyinde bulunan mezarlıkta devam edilmiş ve bu mezarlığın belli bir parselizasyona sahip olduğu tespit edilmiş, Bu adalarda tekli, ikili, üçlü gruplandırmalar yapıldığı ve yetkililerden bu alanın koruması istenmiştir. (22. Cilt1 Kazı Sonuçları- 2001)
Matara MÖ.2000
2000 yılı çalışmaları 1999 yılı çalışmalarına devam edilmesidir. Aynı yerlerde çalışmalara, tasnif ve restorasyona devam edilmiştir. 23. Cil1 Kazı Sonuçları- 2001)
Amphora MÖ.1400
2001 yılı çalışmaları kapsamında Prof.Dr. Armağan Erkanal öncülüğünde Güney Ailos yüzey araştırmalarına başlanmıştır. (Panaztepe yerleşiminin diğer yerlerle olan ilişkisini tespit amacına yönelik bu araştırma sonuçlarını ayrıca paylaşacağım. TK.) Bu yılın çalışmaları yine mezarlık alanda yatay olarak genişleyerek devam etmiştir. Yaklaşık 350 m2 alan kazılmıştır. (24. Cilt1 Kazı Sonuçları- 2002)
Panaztepe Buluntuları
2002 yılı çalışmaları Liman Kent yerleşiminde ve yine mezarlık alanında 106 m2 bir alan açılarak devam etmiştir. Bu açmada 2 mezar ele geçirilmiş ve özelikle birisinin kayda değer olduğu belirtilmiştir. Bu mezar iki tabakayı yok ederek yapılmış olan kare planlı bir oda mezarıdır. Bu mezar türü Panaztepe’de ilk defa bulunmuştur. (25. Cilt2 Kazı Sonuçları- 2003)
Aplikler Geç Tunç Çağı
2003 yılı kazıları Panaztepe’nin batısında bulunan Dikentaş Tepesi’nin eteğinde yapılmıştır. Burada yapılan çalışmalar sonucunda, bu bölgenin Eski Tunç döneminin sonu ile Orta Tunç döneminin başı arasında iskân gördüğü tespit edilmiştir. Söz konusu bu bölgede 6 adet Roma Dönemi mezarının yanı sıra, 203 adet İslam Dönemi mezarına rastlanmıştır. (26. Cilt2 Kazı Sonuçları-2004)
Aplikler Geç Tunç Çağı
Aplikler Geç Tunç Çağı
2004 yılı kazı çalışmaları Panaztepe’ nin doğu kısmında kalan Liman Kent yerleşmesinde yapılmıştır. Geç Tunç dönemi yerleşimi olarak tespit edilmiştir. Ayrıca eskiden bir ada olduğu tespit edilen Panaztepe’nin uzun yıllar kullanılan bir su kaynağı tespit edilmiş ve son dönemlerine kadar kullanıldığı belirlenmiştir. (27. Cilt1 Kazı Sonuçları-2005)
Amphora MÖ.2000
2005 yılı kazı çalışmaları Panaztepe’nin doğu kısmında kalan Liman Kent yerleşmesinde devam edilmiştir. Sonuç olarak dört tabakanın varlığı bu yılın çalışmaları sonucunda tespit edilmiştir. Bu tabakalar şöyledir: I. Osmanlı-Bizans Dönemi, II. Geç Roma-Bizans Dönemi, III. Geometrik Dönem, IV. Geç Tunç Çağı (4 yapı katı). Ayrıca Panaztepe’de Arkaik Dönem de mevcuttur, fakat 2005 yılı çalışmalarında bu dönem ile ilgili bir ize rastlanmamıştır. (28. Cilt1 Kazı Sonuçları- 2006)
Ok Uçları Orta Tunç Çağı
2006 yılı kazı çalışmalarında 2005 yılı çalışmaları geliştirilerek devam edilmiş ve Geç Tunç Çağı için 2 adet daha yapı katı tespit edilmiştir. (29. Cilt2 Kazı Sonuçları- 2008)
Kapaklı Amphora Orta Tunç Çağı
2007 yılı çalışmaları yine Liman Kent yerleşiminde devam edilmiş ve 390 m2’lik bir alan kazılmıştır. Burada hem manastır planlı bir bina olması, hem de üç adet eve benzer yapının varlığı tespit edilmiştir. (30. Cilt1 Kazı Sonuçları- 2009)
Çömlek MÖ.2000
Çömlek MÖ.2000

Taylan Köken