21 Mart 2015 Cumartesi

Kaletepe Tümülüsü / ANKARA / GALATİA / Gölbaşı –Bezirhane Mahallesi

Tümülüsün Yeri: Kaletepe Tümülüsü, Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, Bezirhane (Köyü) Mahallesinin 2,5km güneybatısındadır.
Bezirhane Uydu Görüntüsü
Kaletepe Tümülüs Bilgileri: Kaletepe Tümülüsünün çevresi yerleşim yeridir. Tümülüs 22m yüksekliğindeki bir tepenin üzerindedir. Kaçak kazılara tümülüse büyük zarar vermiştir. Tümülüs eteğindeki düz yerleşim üzerinde toplanan seramik kırıntıları Roma Döneminden kalmıştır.   

Kaynak: Sachihiro Omura -1993 Yılında İç Anadolu’da Yürütülen Yüzey Araştırmaları -12. Araştırma Sonuçları Toplantısı -1994

Taylan Köken

20 Mart 2015 Cuma

Kepenekçi Höyük / ANKARA / GALATİA / Gölbaşı –Bezirhane Mahallesi

Höyüğün Yeri: Kepenekçi Höyük, Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, Bezirhane (Köyü) Mahallesinin 1,5km güneybatısındadır.
Kepenekçi Höyük
Kepenekçi Höyük
Kepenekçi Höyük
Kepenekçi Höyük Bilgileri: Kepenekçi Höyük doğal bir tepe üzerinde 125x150m. ölçülerinde 15m yüksekliğinde bir höyüktür. Höyük etekleri tarım faaliyetleriyle tahrip edilmektedir. Derin kaçak çukurlarıyla tahrip olmuş bir höyüğümüzdür. Höyük üzerinde silo olarak kullanıldığı düşünülen bir duvar kalıntısı dikkat çekicidir. Höyük üzerinden toplanan seramik kırıntılarına göre Frig ve Roma Döneminde iskân görmüş bir höyüktür.
Kepenekçi Höyük 1995 yılında Koruma Kurulu kararıyla 1. Derece Arkeolojik SİT olarak tescillenmiştir.


Taylan Köken

19 Mart 2015 Perşembe

Gence Höyük / ANKARA / GALATİA / Gölbaşı –Bezirhane Mahallesi

Höyüğün Yeri: Gence Höyük, Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, Bezirhane (Köyü) Mahallesinin 2km kuzeydoğusunda, Ankara-Adana Karayolunun 500m doğusundadır.
Bezirhane Uydu Görüntüsü
Gence Höyük Bilgileri: Gence Höyük tarım alanlarının arasında kaldığından zamanla yayvanlaşmış bir höyüğümüzdür. Höyük 1993 yılında Sachihiro Omura tarafından ziyaret edilmiştir. 107x117m ölçülerindeki höyüğün yüksekliği 10m olarak ölçülendirilmiştir. Höyük üzerinde toplanan çanak çömlek parçalarına göre İlk-Orta-Son Tunç Çağı ve Demir Çağında iskân görmüştür. Bu höyüğümüzde tarım ve kaçak kazı çukurlarıyla tahrip edilmektedir.   

Kaynak: www.tayproject.org / Sachihiro Omura -1993 Yılında İç Anadolu’da Yürütülen Yüzey Araştırmaları -12. Araştırma Sonuçları Toplantısı -1994

Taylan Köken

18 Mart 2015 Çarşamba

Bezirhane Höyük / ANKARA / GALATİA / Gölbaşı –Bezirhane Mahallesi

Höyüğün Yeri: Bezirhane Höyük, Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, Bezirhane (Köyü) Mahallesinin 2,5 km güneydoğusunda, Ankara-Konya Karayolunun 1km doğusundadır.
Bezirhane Höyük
Bezirhane Höyük
Bezirhane Höyük Kaçak Kazı
Bezirhane Höyük Kaçak Kazı
Bezirhane ve Höyük Bilgileri: Bezirhane Mahallesi adını köyde bulunan ve kayıtlarda adı geçen Bezir Hanından almıştır. Başka bir rivayete göre, Osmanlı’da kullanılan lambaların yakıtı olan bezir yağının imalatının yapıldığı yerlerden biri bu köyde olduğu için bu adı almıştır.    
Höyük D.French tarafından  keşfedilmiştir.  Höyük üzeri seramiklerine göre İlk Tunç Çağında iskân gören bir höyüktür. Bu höyüğümüzde tarım ve kaçak kazı çukurlarıyla tahrip edilmektedir.   

Kaynak: www.tayproject.org / www.golbasigazetesi.com (Sami Ümüt) 

Taylan Köken

17 Mart 2015 Salı

Bezirhane Cami / ANKARA / GALATİA / Gölbaşı –Bezirhane Mahallesi

Caminin Yeri: Bezirhane Cami, Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, Bezirhane (Köyü) Mahallesinin içindedir.
Bezirhane Cami
Bezirhane Cami
Bezirhane Cami
Bezirhane Cami
Bezirhane Cami
Bezirhane Cami
Bezirhane Cami
Cami Bilgileri: Bezirhane Cami, Geç Osmanlı Döneminden kalma yapım tarihi belli olmayan bir camimizdir. Yığma ve kesme taştan inşa edilmiştir. Eğimli kırma çatı, kiremitle örtülüdür. Dikdörtgen plana sahip caminin ahşap tavanı ve süslemeleri ilgi çekicidir. 
Bezirhane Cami Koruma Kurulu kararıyla 2002 yılında 1. Derece Anıt Eser olarak tescillenmiştir.   


Taylan Köken

16 Mart 2015 Pazartesi

Bağiçi Kale Höyük / ANKARA / GALATİA / Gölbaşı –Bağiçi Mahallesi

Höyüğün Yeri: Bağiçi Kale Höyük, Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, Bağiçi (Köyü) Mahallesinin 1,5km batısında doğal bir tepenin üzerindedir.
Bağiçi Uydu Görüntüsü
Bağiçi Girişi
Bağiçi Devşirme Malzemeler
Yazıt
Sütun Parçası
Bağiçi ve Höyük Bilgileri: Köyün eski adı Zirve’dir. Köyde bulunan SeyyidYusuf Dede’nin kurmuş olduğu zaviyeden dolayı Zivra adını aldığını düşünmekteyiz. Bir adı da Zirve olarak geçmektedir. Zivra: Türkçe Ağızları Sözlüğüne göre “Ağı geniş, paçaları dar bir tür şalvar”a verilen addır. Köy için dağınık olarak Roma Döneminden kalmış olan sütun başlıkları ve parçaları, mimari parçalar görülmektedir.
Bağiçi Köylülerinin Gavurkalesi olarak andığı höyüğün ziyaretini 1993 yılında İç Anadolu Yüzey Araştırmaları Projesi kapsamında bölgeye gelen Sachihiro Omura tarafından yapılmıştır. Höyük üzerinde mimari bloklar ve taş bloklar görülmektedir. Höyük 11x85m boyutunda 4m yüksekliğindedir. Höyük üzerinde toplanan seramik kırıntılarına göre Demir, Bizans ve İslam Dönemlerinde iskân gören bir höyüktür.      
Kaynak: www.tayproject.org / Sachihiro Omura -1993 Yılında İç Anadolu’da Yürütülen Yüzey Araştırmaları -12. Araştırma Sonuçları Toplantısı -1994 / www.panoramio.com

Taylan Köken

15 Mart 2015 Pazar

Ahiboz Kalıntıları / ANKARA / GALATİA / Gölbaşı –Ahizboz Mahallesi

Kalıntıların Yeri: Ahiboz Kalıntıları, Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, Ahizboz (Köyü) Mahallesindedir.
Kiepert Haritası (1890) 
Ahiboz ve Kalıntı Bilgileri: Ahiboz Köyünü Ankara ve çevresinde sık sık görmüş olduğumuz üzere muhtemelen bir Ahi büyüğü kurmuş olmalıdır. Köyün kısa tarihçesini Sayın Sami Beyin yazısını aktararak vereceğim:
Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü vakıflar kayıt arşivinde bulunan 27 Şevval 1289 (28 Aralık 1872) tarihli vakfiye kaydında Ankara’ya bağlı Haymana kazası Ahiboz Köyüne iskân etmiş bulunan 150 hanedan oluşan Nogay, Canıbuyluk (Comboyluk) kabilesinin, Ankara'dan güneye yolculuklarda, daha önceleri zaten bir gece konaklama noktası olan bu yerde kendi gayretleriyle bir mescit yaptıkları bu mescitte 5 vakit namaz kılındığını köyün yakınında ve civarında cuma namazı kılınan bir cami olmadığından ve köyünde cuma namazı kılınabilecek şartlara sahip olunduğu ve Sultan Abdülaziz'den Ahiboz köyü camiinde cuma namazı kılınması için izin istenilmiştir.

Selçuklular Döneminde Oğuz-Türkmen boylarının Ankara ve civarına yerleşmesi üzerine bu bölge Karacadağ Nahiyesi idaresine daha sonraki yıllarda Haymana kazasına bağlanır.
Dâhiliye Vekâleti’nin (İçişleri Bakanlığı) 1928 yılında yayınladığı “Son Teşkilatı Mülkiyede Köylerimizin Adları” isimli neşriyatında zaten Haymana’ya bağlı olan Ahiboz Köyü yeniden Haymana kazası Yabanhamamı Nahiyesine bağlanmıştır. Daha sonra İkizce Köyünün Nahiye olmasıyla Haymana İkizce Nahiyesine bağlanmıştır. Ankara Vilâyeti 1932 yılında idari yapılanma yönünden Gölbaşı Nahiye oluşmuş, 9 Haziran 1936 tarihinde kabul edilen 330 sayılı Kanunla da Ankara Merkez kazası Çankaya adını almış ve Gölbaşı Nahiyesi Çankaya İlçesine bağlanmıştır. E-5 Karayolunun Gölbaşı’ndan geçmesiyle Ahiboz Köyü 22.11.1955 yılında Çankaya İlçesi Gölbaşı Nahiyesine bağlanmıştır. 23.07.2004 tarih ve 25531 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 2’nci maddesi gereği Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırlarını belirleyen 50 km yarıçap içinde kaldığından köy tüzel kişiliği sona ererek mahalleye dönüşmüştür.

  
Galat Dönemi yerleşimlerinden olan Rosolodiaco (Orosolocia / Orsologiacos) Şehrinin bu bölgede Ahiboz Köyü, Mahmatlı Köyü ile Bala’nın Tolköy arasında bulunan Deliler Çiftliği denilen mevkide bulunduğu  1885 Yılında burasını gezen ünlü arkeolog J.G.C ANDERSON tarafından tespit edilmiştir. Deliler Çiftliğinin civarında Kaldırımçayır Deresi, Tamu Pınarı, Ahpaç Tepesi, Teknecik Deresi gibi mevkiler bulunmaktadır. Anderson’a göre Ahiboz’un batısından Roma karayolunun geçtiği, Rosolodiaco şehrinin bir Tehdit istasyonu olarak kurulduğu, buradan çanak, çömlek çıkarıldığı, el yapımı boyasız ve hatları süslenmiş  beyaz astarlı ve kahverengi ile yan yana boyalı savaş gereçlerinin bulunması,  burada bir yerleşimin sürekli varlığını kanıtlamaktadır. Galatlar tarafından kullanılan ulaşım yollarının bir güzergâhı buradan geçmiş, daha sonra Antik Roma Yolunun (Via Taura) yani Hıristiyanların Hac Yolunun güneye giden 2. kolu da aynı güzergâhı kullanmıştır. Köyde Roma döneminde her 1485 metrede bir dikilen Mil Taşı bulunmuştur. Ayrıca yapılan araştırmalarda Taşyol Mevkiinden tarihi Roma Yolunun kalıntılarına rastlanmıştır. Bizanslılar tarafından da bu yol kullanılmıştır.

Kaynak: www.haymanagazetesi.org (Sayın Sami Ümüt Beye değerli bilgileri için teşekkür ederim)

Taylan Köken

14 Mart 2015 Cumartesi

Ağadağı Höyük / ANKARA / GALATİA / Gölbaşı –Altınçanak Köyü

Höyüğün Yeri: Ağadağı Höyük, Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, Altınçanak Köyü arazisindedir.
Altınçanak Uydu Görüntüsü
Yerleşim Bilgileri: Sachihiro Omura’nın yönetmiş olduğu İç Anadolu Yüzey Araştırmaları Projesi kapsamında 2005 yılında ziyaret edilen höyüklerden biridir. Höyük 86x103m ölçülerinde, 7m yüksekliğindedir. Höyük yüzeyinden derlenen çanak çömlek kırıntılarına göre Kalkolitik, Orta ve Son Tunç Çağı ve Demir Çağında iskân görmüştür.  
   

Taylan Köken

13 Mart 2015 Cuma

Zindantepe Höyük / ANKARA / GALATİA / Gölbaşı –Altınçanak Köyü

Höyüğün Yeri: Zindatepe Höyük, Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, Altınçanak Köyü arazisindedir.
Altınçanak Uydu Görüntü
Zindantepe Höyük
Zindantepe Höyük
Zindantepe Bilgileri: Sachihiro Omura’nın yönetmiş olduğu İç Anadolu Yüzey Araştırmaları Projesi kapsamında 1992 yılında ziyaret edilen höyüklerden biridir. Höyük 63x90m ölçülerinde, 5m yüksekliğindedir. Höyük yüzeyinden derlenen çanak çömlek kırıntılarına göre İlk Tunç Çağı ve Demir Çağında iskân görmüştür.
Zindantepe Höyük 1995 yılında Koruma Kurulu kararıyla 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.  
   
Kaynak: Sachihiro Omura -1992 Yılında İç Anadolu’da Yürütülen Yüzey Araştırmaları -11. Araştırma Sonuçları Toplantısı -1993 / www.tayproject.org  

Taylan Köken

12 Mart 2015 Perşembe

Altınçanak Kalıntıları / ANKARA / GALATİA / Gölbaşı –Altınçanak Köyü

Kalıntıların Yeri: Altınçanak Kalıntıları, Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, Altınçanak Köyündedir.
Sütun Parçası
Sütun Parçası
Devşirme Yazıt
Devşirme Yazıt
Altınçanak ve Kalıntı Bilgileri: Altınçanak Köyünün eski adı Altunçanak’tır. Köy yakınında bulunan höyükler Kalkolitik Dönemden başlayarak iskân görmüş yerleşimlerdir. Bu da Altınçanak Köyü tarihinin ne kadar gerilere gittiğinin kanıtıdır. Altınçanak Köyü ile ilgili kısa bir bilgiyi köyün sitesinden aktaralım:
Altunçanak Köyü 1700’lü yıllarda Urfa Karacadağ yöresinden göç eden insanlar tarafından kurulmuştur. Göç yolu Kırşehir, Küre Dağı, Bala'nın Çiğdemli ve Altunçanak köyleridir. 1880-1890 yılları arasında, kesin tarih bilinmemekle birlikte, kıtlık yaşandığında 1 yıl Çukurova yöresine göç edildiğini ve tekrar dönüldüğü anlatılmıştır. Kuruluş aşamasında yazları köyün güneyinde yaylada çadırlarda, kışları ise köyün kuzeyinde yere kazılan 1,5-2 metre çukurlar üzerine kurulan kıl çadırlarda yaşandığı büyükler tarafından nakledilmektedir. Kışlık yiyeceklerin; sonbaharda küplere mayalanan yoğurtlar, ayran yapılmak üzere kurutulmuş yoğurt, kurutulmuş kaymak, kurutulmuş et vs. olduğu anlatılmaktadır. Misafirlere ikram edilen kahvenin ise nohudun kavrularak öğütülmesi ve şeker yerine de bizim “kerenk kusu” dediğimiz dikenin kurutulmuş dallarının ikram edildiği büyüklerimiz tarafından anlatılmıştır.

Köy içinde bulunan Ev Çeşmesinde Roma Döneminden kalma devşirme yazıt dikkat çekicidir. Bu yazıtın bir benzeri de Kulu - Gökler Köyünün Çeşmesinde kullanılmıştır. Yine köy etrafında tarım faaliyetlerinde ok uçlarına rastlanmaktadır. Bu da köyün yakınında bir savaş meydana geldiğinin kanıtıdır.

Yine Altınçanak Köyünün sitesinden bir bilgi aktaralım: Ertuğrul Gazi, Konya ovasına doğru göç ederken iki tarafın savaştığını görür. Taraflardan zayıf olana yardım eder ve bu taraf savaşı kazanır. Savaşı kazanan taraf, Anadolu Selçuklu Devleti’dir. Anadolu Selçuklu Sultanı, Ertuğrul Gazi'ye teşekkür ederek dileğini sorar. Ertuğrul Gazi yurt istediğini söyleyince; Ankara'nın güneyinde Karacadağ mevkii kendisine verilir. Ertuğrul Gazi burada 1 yıl kaldıktan sonra Sivri Hisar üzerinden Karacabey'e göç eder. İşte Ankara'nın güneyinde Karacadağ mevkiindeki bu yurtluk Altunçanak Köyü sınırları içerisindedir. Beyliğin kullandığı kale kalıntıları halen mevcut ve korunmayı beklemektedir.
  

Taylan Köken