13 Eylül 2011 Salı

Başantepe Höyük (Gazantepe) / İZMİR / AİOLİS / Dikili / İslamlar Köyü

Başantepe Höyüğün Yeri: İzmir ili, Dikili ilçesine bağlı İslamlar Köyü sınırları içinde bulunan Başantepe Höyük köylüler tarafından Gazantepe olarak da isimlendirilmektedir. Höyük güneyinde bulunan Atarneus Antik Kentinden, doğusunda bulunan Karine Antik Kentinden, Kuzeyinde bulunan Pandırtepe Yerleşiminden görülebilecek konumdadır.
Başantepe Höyük
Zeytinlik
Başantepe Höyük
Bergama – Ayvalık karayolunda İslamlar Köyünün sapağına gelmeden önce, karayoluna 150mt uzaklıkta seçilmektedir.
Höyüğün Tepe Noktası

Kuzeybatı yönündeki zeytinlik  
Başantepe Yüzey Araştırma Sonuçları: 1955 yılında bölgede araştırma yapan J. Driehaus tarafından tespit edilmiştir. 1,5 mt yüksekliğinde 70mt çapındaki höyükte Hellenistik Çağdan kalma bir kule kalıntısı tespit edilmiştir. 10 Eylül 2011 tarihinde höyüğe yapmış olduğumuz ziyarette kule kalıntısına rastlayamadık. Teras yapımı için kulenin taşlarının kullanıldığını düşünmekteyiz.
Höyüğün Tepe Noktası
Höyük üzerine kurulan çiftlik
Kule taşları (?)
Yüzey araştırmalarında dönemi belli olmayan kırık bir taş balta, Hellenistik çağa ait bol miktarda çömlek, ayrıca MÖ.2000 yıllarına tarihlenen ve az sayıda İlk Tunç Çağı çanak çömlek parçaları toplanmıştır.
İlk Tunç Çağı parçaları Troya-I ve Termi’de bulunan parçalarla benzerlik göstermektedir.
Höyüğün Güney Yönündeki Tarla
Çiftlik
Uzaktan Aterneus Antik Kenti 
Uzaktan Aterneus Antik Kenti
Tay Projesi kapsamında 2000 yılında ziyaret edilen höyüğün bugünkü durumu şöyledir: Höyük tamamen tarım arazisi olmuş, kuzeybatı yönü zeytinlik yapılmıştır. Kuzey yönünde bulunan çiftlik evi bugünde aktif olarak kullanılmaktadır. Höyüğün tam tepesine elektrik direği dikilmiştir.
Elektrik Direği
Kaynakça: www.tayproject.org

Taylan Köken

5 Eylül 2011 Pazartesi

Kesik Köy Buluntuları (Keseköy) / İZMİR / AİOLİS / Menemen / Maltepe Beldesi

Kesik Köy Yeri: İzmir İli Menemen İlçesi ile Maltepe Beldesi arasındadır.   

Kesik Adının Anlamı: Osmanlı Döneminde “Kesik” tabiri “Küçük Bağ, Bahçe” anlamındadır. Günümüzde de Batı Anadolu’da halk “Kesik” kelimesini köy yakınındaki tarlalar için kullanmaktadır.

Kesik Köyün daha yaygın kullanılan adı ise Keseköy’dür. Kese ise anlam olarak Kilise’nin bozulmuş bir formu olarak yörede kullanılmaktadır.
Kesik Köy Mezarlığı
Kesik Köy Mezarlığı
Kesik Köy Mezarlığı
Kesik Köy Mezarlığı
Kesik Köy Yüzey Araştırma Sonuçları: Kesik Köy’de yapılan yüzey araştırmalarında öncelikle köy mezarlığı araştırılmıştır. Mezarlıkta antik mimari yapılara ait parçalar tespit edilmiştir. Ayrıca mezarlıkta antik mimari parçaların mezar taşları olarak kullanıldığı belirlenmiştir.
Aiol Başlığına Benzer Mezar Taşı
Mezar Taşı
Mezar Taşı
Mezar Taşı
Mezarlıkta bol miktardaki Osmanlı Dönemi mezarı mevcuttur. Bunun haricindeki mezar taşı olarak kullanılan mimari parçalar buraya getirilmemişse, burada mevcut bir yerleşimin olduğunun kanıtı olarak düşünülmektedir. 
Mimari Parçalar
Mimari Parçalar
Mimari Parça
Mimari Parçalar
Mimari Parça
Mimari Parçalar
Mimari Parça
Musalla Taşı
Mezarlıkta dikkati çeken bir mezar ise köylüler tarafından Dedenin Yatırı olarak söylenmiştir. Bu mezarın mezar taşı ise üzerinde yarı kabartma şeklinde bir phallos bulunan steldir…
Dedenin Yatırı'nın Yeri (Uydu Görüntüsü)
Dedenin Yatırı Kesik Köy
Dedenin Yatırı Kesik Köy
Dedenin Yatırı Kesik Köy
Dedenin Yatırı Detay
Dedenin Yatırı Detay
Dedenin Yatırı Hayat Ağacı
Dedenin Yatırı Steli
Dedenin Yatırı Steli


Köy içinde ise Bizans Dönemi sütun başlıkları ve sütun tamburaları belirlenmiştir.

Kaynakça: Prof. Dr. Armağan Erkanal- 2001 Kuzey İzmir – Menemen Ovası Yüzey Araştırması- 20. Araştırma Sonuçları Toplantısı Cilt1 2002 / Prof .Dr. Ersin Doğer – İlk İskânlardan Yunan İşgaline Kadar Menemen ya da Tarhaniyat Tarihi – Sergi Yayınevi -1998.

Taylan Köken

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Helvacı (Köy) Höyücek / İZMİR / AİOLİS / Aliağa / Helvacı Köyü

Helvacı Höyücek Yeri: İzmir İli Aliağa İlçesi Helvacı Köyü sınırlarındadır. Menemen Foça karayolu yakınında Gediz (Hermos) Irmağının kuzey kollarından birinin yanındadır. Denizden uzaklığı yaklaşık 10 km.dir. Helvacı Köyün yanında bulunan Höyük ise Melengiç Sekisi Höyük (Höyücek-2) olarak adlandırılmıştır.
Höyük çevredeki köylüler tarafından bir çok yerde gördüğümüz gibi Üyücek diye adlandırılmaktadır.
Uzaktan Helvacı Höyücek
Uzaktan Helvacı Höyücek
Uzaktan Helvacı Höyücek
Uzaktan Helvacı Höyücek
Helvacı Höyücek’in Durumu: 1949 ve 1954 yıllarında kazılan Höyük, üzerinden geçirilen toprak yol sayesinde (bugün asfaltlanmıştır) tahrip edilmiştir. Ardından 1994 yılında yol kenarından geçirilen sulama kanalı sayesinde tahribata devam edilmiştir. Kaçak kazılar da höyük tahribatında önemli bir etkendir.
Helvacı Höyücek
Helvacı Höyücek
Helvacı Höyücek
Höyük üzerine açılan yoldan höyüğe bakarsanız höyüğün mimari detayları ve çanak çömlek parçalarını bir kesit şeklinde göreceksiniz.
Höyük Üzerinden Geçen Yol
Höyük Üzerinden Geçen Yol
Helvacı Höyücek Kazı ve Yüzey Araştırmaları Sonuçları: Menemen ve çevresinde yapılan araştırmalara göre Geç Kalkolitik ve Erken Tunç Çağlarına tarihlenen beş adet eski yerleşim yeri tespit edilebilmiştir. Bu yerleşimler arasında dikkati çeken en önemli yerleşimlerden birisi ve en büyüğü olarak Helvacı Höyücek geçmektedir.
Höyük Çevresi
Höyük Çevresi
1949 yılında Ord. Prof. Dr. Muzaffer Şenyürek ve arkadaşları tarafından tespit edilen ve üç yerde sondaj açılarak kazısı yapılan Höyük hakkındaki bilgileri Belleten 14’de (1950) “Larisa Civarında Höyücek’de Yapılan Sondaj” başlıklı yazısından öğreniyoruz. Kazı çalışmalarına 1954 yılında da devam edilmiştir.
Höyücek MÖ.3500 yılında iskân görmeye başlamış ve MÖ.2300 yılında Prehistorik diğer yerleşimler gibi büyük yangın veya tahribat sonucu sona ermiştir. Bu felakete sebep olan toplulukların Balkanlar’dan gelen ve Hint-Avrupa kökenli bir dil konuşan istilacı toplumlar olduğu düşünülmektedir.
Yakınında bulunan Aratepe Höyük ve Bekirler (Çeşmesi) Yerleşimi ile ilgili bağlantılarının olduğu belirtilmektedir.
Höyükten Helvacı Ovası
Höyükten Yol ve Su Arkı
Helvacı Höyük Buluntuları: .İki dönem olarak yapılan kazı sonucu ele geçen malzemeler şöyle özetlenebilir. El yapımı içi ve dışı siyah veya kahverengi boyalı kaplar. Bu kaplar ve benzeri ürünler Troya.I dönemi ürünlerle benzeşim göstermektedir.
Düğmeler, çakmaktaşından kötü şekillendirilmiş yonga ve kazıyıcılar ele geçmiştir. Ayrıca taş dibek, çeşitli baltalar, kolye boncukları, yine bakırdan bızlar ele geçmiştir.
Memeli hayvan kemikleri ve midyeler dönemin beslenme alışkanlıklarını belgelemektedir.
Höyük Tepesinde Bir Midye
Höyüğün yanından geçen su kanalının yapımı esnasında Prof.Dr. Ersin Doğer tarafından bir taş stel ele geçmiştir. Bu stel benzerinden Batı Anadolu’da sadece iki adet ele geçmiştir. Diğer stel Troya’da ele geçmiş ve Troya-I dönemine tarihlenmektedir. Bu iki stelde de dikkati çeken ilk ayrıntı, betimlenen insanların cinsiyetinin belli olmasıdır.  Bu yörede bulunan en eski tarihli arkeolojik buluntu olarak belirtilmektedir.
Helvacı Höyücek Taş Stel Çizimi

Bu taş stele bakarak Ersin Doğer bize şu bilgileri aktarmaktadır ve önemli olduğunu düşünmekteyiz: Bir varsayıma göre, insan tasvirli taş levhalar, iskânı çeviren sur kapısı yanına yerleştiriyorlardı. Büyü işlevi gördükleri için, halkı ve yerleşimi bilinen (saldırgan insan grupları veya vahşi hayvanlar) veya ani (hastalıklar, yangın, deprem) tehlikelerden koruduklarına inanılıyordu. Ancak bu tür tehlikelere karşı kullanılan bu tür muska-fetişlerin Erken Tunç Çağı’nın ikince safhasının sonunda Helvacıköy Höyücek’inde, Batı Anadolu’daki tüm yerleşmeler gibi, bir yangın ve tahribat ile ortadan kalkmış olmasını engelleyemedikleri anlaşılmıştır.”     

Kaynakça: Ege Üniversitesi Arkeoloji Dergisi III – Helvacıköy –Höyücek’de Bulunmuş Kazıma Figürlü bir Stel –Ersin Doğer – 1995 / Prof .Dr. Ersin Doğer – İlk İskânlardan Yunan İşgaline Kadar Menemen ya da Tarhaniyat Tarihi – Sergi Yayınevi -1998 / http://www.tayproject.org/       

Taylan Köken