16 Kasım 2013 Cumartesi

Gözleğentepe Nekropolü / KİLİKİA / MERSİN / Silifke –Yeşilovacık Beldesi

Gözleğentepe Nekropolünün Yeri: Mersin İli, Silifke İlçesi Yeşilovacık Beldesi Dibekli Mahallesi İnönü Mevkiinde bulunan Nekropol Alanı ve yapı kalıntılarıdır.
Gözleğentepe Uydu Görüntüsü
Gözleğentepe Nekropolü ve Kazı Sonuçları: Mersin-Antalya Karayolu genişletilmesi esnasında rastlanan nekropol alanında Silifke Müzesi tarafından 2000 ve 2002 yıllarında kurtarma kazısı yapılmıştır. Sayın İlhame Öztürk kazı sonuçlarını Anmed dergisinde yayınlamıştır.
Nekropol Alanındaki mezarlar Erken Helenistik Dönem ile Roma Dönemi arasında kullanılmıştır. Mezarlar kalker kayaya oyulmuş, bazılarında sunu çukuru bulunan, 18 adet oygu mezarın daha önce defineciler tarafından tahrip edildiği görülmüştür.Ele geçen malzemeler pişmiş topraktan unguentariumlar, ampforalar, lagynos gözyaşı şişleri, tıp aletleri ve madeni küçük aletler Silifke Müzesine teslim edilmiştir.
Ayrıca SİT Alanları listesinde, 1993 yılı Adana Koruma Kurulu Kararıyla I. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiş olan Gözleyentepe Yapı Kalıntısı bulunmaktadır.        


Taylan Köken

14 Kasım 2013 Perşembe

Palaiai Kalıntıları / KİLİKİA / MERSİN / Silifke –Akdere Köyü

Palaiai Kalıntılarının Yeri: Mersin İli, Silifke İlçesi Akdere Köyü sınırlarında günümüzde Tahta (Barbaros) Limanı veya Eğribük Mevkii olarak anılan deniz kenarındaki yerleşimdir.
Palaiai Uydu Görüntüsü
Palaiai Adı ve Anlamı: Palaia Helen dilinde “Eski” anlamındadır. Palaia Polis “Eski Kent” anlamındadır. Palaiai’nın buna yakın veya bu anlamda olduğunu düşünmekteyiz.
Tokmar Kaleden Palaiai
Palaiai Kalıntıları ve Yüzey Araştırmaları: Tahta Limanı olarak anılan yerin kalıntılarının bir kısmı denizin altında da devam etmektedir. Kalıntılar genelde orman içine dağılmış durumdadır. Kalıntıların çoğunluğu evler ve kaya mezarlarından oluşmaktadır. Palaiai Kalıntıları nekropol alanındaki mezar tiplerine göre Roma Döneminden kalma olduğu düşünülmektedir. 
Palaiai 1990-1991-1992-1994 Yılları Adana Koruma Kurulu tarafından I. Derece Doğal ve Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir. 


Taylan Köken

12 Kasım 2013 Salı

Liman Kalesi / KİLİKİA / MERSİN / Silifke –Taşucu

Liman Kalesi’nin Yeri: Mersin İli, Silifke İlçesi Taşucu’nun 7km güney batısında İmamuşağı Köyüne yakın konumdadır.
Liman Kalesi Uydu Görüntü
Liman Kalesi Uydu Yakından
Liman Kalesi Kalıntıları: Kale Paşa Limanı Kalesi olarak da anılmaktadır. 1471 yılında Osmanlı İmparatorluğu tarafından yaptırılmıştır. Kalenin girişi doğu tarafındandır. Liman Kale günümüze kadar fazla tahrip olmadan gelebilmiştir. Yine kaleye yakın konumda Mersin-Antalya Karayolunun yanında kale ile aynı dönemde yapıldığı düşünülen tonozlu bir sarnıç yapısı vardır.
Liman Kale ve çevresi 1994 yılı Adana Koruma Kurulu Kararıyla I. ve III. Derece Arkeolojik SİT Alanı ve I. Derece Doğal SİT Alanıdır.
Liman Kalesi
Liman Kalesi
Liman Kalesi
Liman Kalesi
Liman Kalesi

10 Kasım 2013 Pazar

Nesulion Kalıntıları / KİLİKİA / MERSİN / Silifke –İmamuşağı Köyü

Nesulion Kalıntılarının Yeri: Mersin İli, Silifke İlçesi İmamuşağı Köyünün karşısında bulunan Boğsak Adası ve Boğsak Limanındaki kalıntılardır.
Nesulion Uydu Görüntü
Nesulion Adı ve Anlamı: Nesulion anlamını bulamadık. Sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerinde bu isime rastladık. Araştırmacılar bu adı kullanmıyor. 

Nesulion (Boğsak Adası)
Nesulion Kalıntıları ve Yüzey Araştırmaları: Sayın Mehmet İ.Tunay’ın 1995 yılında Boğsak Adasında “Silifke ve Çevresi Yüzey Araştırması 1995” kapsamında yüzey araştırması yapmıştır. Bu araştırmaya göre: Boğsak Adası üzerinde bir manastır yerleşimi vardır. Adanın en üst noktasında bulunan Haç Planlı Şapel kalıntısı Geç Bizans Döneminden kalmış olup, günümüze kadar koruna gelmiştir. Manastır yapıları için kullanılan sarnıçlar, kiliseler bulunmaktadır. 
Boğsak Adasındaki en detaylı araştırma ise Sayın Dr. Günder Varinlioğlu tarafından “Boğsak Adasında Yerleşim Arkeolojisi 2010” başlığıyla yapılmıştır. Bu araştırmalarda ada üzerindeki tekil buluntulardan ziyade adanın çevresiyle olan bağlantıları tespit edilmeye çalışılmıştır. Üzerinde su kaynağı bulunmayan 7 hektarlık bir kayalık ada olan Nesulion Boğsak Koyundan 1km kadar uzaklıktadır. Ada üzerindeki kalıntılar Roma ve Erken Bizans Dönemine tarihlenmektedir. Silifke Müzesine bu adadan götürülen MS. 5-6. yüzyıllara ait bir yazıt bulunmaktadır. 14-16. yüzyılda ada haritalarda Portus Pini olarak geçmektedir ve terk edilmiş, yaşamaya elverişli olmadığı söylenmektedir. Ada üzerinde yapılan çalışmalarda yerleşim yerleri, iki kilise, liman veya iskele bağlantıları tespit edilmiştir. Adanın batı ve güney yamaçlarında geniş nekropol alanları tespit edilmiştir. Bu nekropol alanlarıyla ilgili kiliseler de tespit edilmiştir. Kiliselerin yapım yılları MS. 5.yüzyıl civarıdır.  
Boğsak Koyu kalıntıları 1970’li yıllara kadar varlığını sürdürmüştür. Daha sonra burada kurulan mıcır fabrikası kalıntıların taşlarını yok etmiştir. Koyda geriye mozaik bir döşeme, sarnıç ve tek bir yapı kalıntısı kalmıştır.   
Boğsak Koyu
Boğsak Koyu
Boğsak Koyu
Boğsak Koyu
Boğsak Koyundan Görüntü
1994-1998 yılı Adana ve Antalya Koruma Kurulu raporuna göre Boğsak Koyu II. ve III. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir. 1988-1989-1994 yılları Adana ve Antalya Koruma Kurumu kararlarına göre Boğsak Adası I. Derece Arkeolojik ve Doğal SİT Alanıdır.
    
Kaynak: www.mersinkulturturizm.gov.tr / www.panoramio.com / Yard.Do.Dr. Mehmet İ. Tunay -14. Araştırma Sonuçları Toplantısı Cilt.1 –Ankara -1996 / Dr. Günder Varinlioğlu -29. Araştırma Sonuçları Toplantısı Cilt:2 –Malatya -2011.

Taylan Köken

8 Kasım 2013 Cuma

Pityussa Yerleşimi / KİLİKİA / MERSİN / Silifke –Dana Adası

Pityussa’nın Yeri: Mersin İli, Silifke İlçesi adalarından en büyüğü olan Dana Adasındaki yerleşimdir.
Pityussa Uydu Görüntüsü
Pityussa Adı ve Anlamı: Pityusa veya Pityoussa olarak da anılmaktadır. Helen Dilinde Pitys yani "Çam" sözcüğünden türetilmiştir. Pityussa “Çamları Bol” demektir.
 
Pityussa (Dana Adası) 
Pityussa (Dana Adası) 
Pityussa (Dana Adası) 
Pityussa Kalıntıları ve Yüzey Araştırmaları: Pityussa Yerleşimi, Kilikia Aphrodisias Antik Kenti ile birlikte kurulmuştur. Daha sonra Pityussa adıyla özerk bir yerleşim olarak varlığını sürdürmüştür.
Bu ada kenti yakınında bulunan Aphrodisias, Kıbrıs, Mısır, Komardias, Holmi ve Seleukeia ile ticari ilişkiler içinde olmuştur.
Bu yerleşimde çok sayıda su sarnıcı, Roma Dönemine ait evler, hamamlar, lahitler ve Bizans Dönemine ait kilise kalıntıları bulunmaktadır. Kalıntıların tahrip edildiği, inşa yapımında kullanılmak için mimari parçaların taşındığı görülmüştür.
1994 Yılı Adana Koruma Kurulu Kararıyla Dana Adası I. Derece Arkeolojik SİT Alanıdır. 1989 Yılı Antalya Koruma Kurulu Kararıyla Dana Adası I. Derece Doğal SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

Kaynak: www.mersinkulturturizm.gov.tr / www.en.wikipedia.org / Bilge Umar- Türkiye’deki Tarihsel Adlar- İnkılâp Kitabevi- 1993.

Taylan Köken

6 Kasım 2013 Çarşamba

Güvercin Adası Kalıntıları / KİLİKİA / MERSİN / Silifke –Güvercin Adası

Güvercin Adasının Yeri: Mersin İli, Silifke İlçesi İmamuşağı Köyüne bağlı bir ada olan Güvercinlik Adası Boğsak Adasının güneybatısında yer alır.
Güvercin Adası Uydu Görüntüsü
Güvercin Adası Kalıntıları ve Yüzey Araştırmaları: Etrafındaki diğer adalar gibi Güvercin Adası da Antik dönemde iskân görmüş bir adadır. Güvercin Adası yüzey araştırmaları deniz altında yapılmış ve bol miktarda değişik dönemlere ait amfora kalıntıları tespit edilmiştir. 2001 yılı Adana Koruma Kurulu Kararıyla Güvercinlik Adası ve Çevresi I. Derece Arkeolojik SİT Alanıdır.   


Taylan Köken

2 Kasım 2013 Cumartesi

Aphrodasias Antik Kenti / KİLİKİA / MERSİN / Silifke –Yeşilovacık Beldesi

Aphrodisias Antik Kenti’nin Yeri: Aphrodisias Anti Kenti, Mersin İli, Silifke İlçesinin Yeşilovacık Beldesi Ovacık Burnuna ve Köserelik Adasına yayılmıştır.

Kilikya Aphrodisias Uydu Görüntü
Kilikya Aphrodisias Kent Planı
Kilikya Aphrodisias Tabelası
Aphrodisias Adı ve Anlamı: Aphrodisias Helen Dilinde “Aphrodite Adanmış” veya “Aphrodite Yurdu” demektir. Antik Kent Kilikia Aphrodisias’ı olarak anılmaktadır. Antik Kente bazı kaynaklarda Zephyrium veya Zephyrion olarak da anılmaktadır. Bu kent Orta Çağda ise Aziz John şövalyelerinin etkisi ile Cape Cavaliere, Doğu Limanı ise Porto Cavaliere olarak anılmaktaydı. Ayrıca bu bölge Tisan adıyla da anılmaktadır. Bu adın kentin eski adı olabilceğini düşünmekteyiz.
Sicilyalı Diodoros’un yapıtında kentin adı geçmektedir. Büyük İskender’in mirasçıları olan komutan-krallar arasındaki çekişmelerde bu kentin adı geçmektedir. Bu yüzden kent Helenistik Dönemde önemli bir liman kenti konumunda olmalıydı.

Ovacık Yarımadası Panoramik Görüntü
St. Pantaleon Kilisesi
St. Pantaleon Kilisesi
St. Pantaleon Kilisesi
St. Pantaleon Kilisesi
St. Pantaleon Kilisesi
St. Pantaleon Kilisesi Mozaik Kitabe
Aphrodisias Kalıntıları, Yüzey Araştırmaları ve Kazı Sonuçları: Ovacık Burnu olarak anılan yerde, anakara ile yarımada arasındaki kıstakta iki Antik Liman bulunmaktadır. Bunlar Doğu ve Batı Limanı olarak anılmaktadır. Bir liman kenti olan Aphrodisias diğer kıyı yerleşimleri ve Kıbrıs, Mısır ve Ege kentleri deniz yoluyla ticari ilişkiler kurmuştur.
Kentin Akropolis’ne yakın konumda bazı yanık odalarda Troya Dönemine tarihlenen kırmızı astarlı tabak imalatı yapıldığı tespit edilmiştir. Bu da dönem olarak Bronz Çağının 3. dönemine denk gelmektedir.
Doğu limanın karşısında bulunan Köserelik Adası Nekropolis olarak kullanılmıştır. Nekropolis alanının Roma ve Erken Bizans Döneminde kullanıldığı düşünülmektedir. Adada ayrıca küçük bir kilise vardır. Adadaki mezarlar, kaya mezarlarıdır ve tatlı su kaynağı da bulunmaktadır.  
Yarımada üzerindeki kalıntıların tarihi Arkaik Döneme kadar gitmektedir. Yarımadanın güneyinde bulunan sur parçası denizden gelebilecek saldırılar için, kuzeyde yapılan sular ise karadan gelebilecek saldırılar için yapıldığı düşünülmektedir. Limanlar ise deniz donanması ile korunmaktaydı. Surların birkaç yerinde yapılan kulelerse tehlikeleri gözetlemek için yapılmıştır. Surların içinde kalan Akropolis diye adlandırılan bölümün içinde, üç kiliseye, bir ambara, Bizans Dönemi yuvarlak bir kuleye, evler ve sarnıçlar tespit edilmiştir. Liman kalıntıları su altında devam etmektedir. Ayrıca Doğu ve Batı Limanı küçük gemiler için bir kanalla birbirine bağlantılı olduğu düşünülmektedir. 
Bu antik şehrin bilinen en önemli eseri Erken Bizans Dönemine tarihlenen, bazilika planlı kilise kalıntısıdır. Mozaikli Kilise olarak anılan bu kilisenin taban mozaikleri günümüze kadar ulaşmıştır. 1972 yılında L. Budde tarafından kazılan kilisenin taban mozaiklerinde geometrik desenler, bitki ve hayvan motifleri ve ayrıca bir kitabe dikkati çekmektedir. Bulunan bu kitabeye göre kilise St. Pantaleon (Pantholeon) Kilise’sidir.
Sayın Prof. Dr. Mustafa Hamdi Sayar tarafından “Kilikya Yüzey Araştırmaları 2004” çalışmaları esnasında ziyaret edilen Aphrodisias Antik Kenti için şu tespitler yapılmıştır: Hocamız Akropolis surlarını MÖ.500 yıllarına tarihlemekte, kilisenin bölgede yapılan yazlıkların tehditti altında olduğunu belirtip, Roma Dönemi kaya mezarlarının yok olmak üzere olduğunu tespit etmiştir.
2005 yılında sualtında yapılan yüzey araştırmalarında bol miktarda Roma Dönemi amphoralara rastlanmıştır.  
 
Aphrodisias Surları
Kaynak: www.mersinkulturturizm.gov.tr / www.panoramio.com / Prof. Dr. Mustafa Hamdi Sayar -23. Araştırma Sonuçları Toplantısı Cilt.1 –Antalya -2005 / Zeynep Yılmaz –Seramik Buluntuların Işığı Altında M.Ö.III.Binde Çukurova Bölgesi -2008 / Çiğdem Toskay Evrin –Volkan Evrin –Kilikya Kıyıları Sualtı Arkeolojik Yüzey Araştırması -2005 –ANMED-2006.

Taylan Köken

31 Ekim 2013 Perşembe

Mancınık Kale / KİLİKİA / MERSİN / Silifke –Kızılisalı Köyü

Mancınık Kale’nin Yeri: Mersin İli, Silifke İlçesinin Hasanaliler Köyünün kuzeyinde, Kızılisalı Köyünün yakınındadır.
Mancınık Kale
Mancınık Kale Adı ve Anlamı: Yerleşim Mancınık veya Mancılık olarak anılmaktadır.

Mancınık Kale Kalıntıları ve Yüzey Araştırmaları: Kale bir vadinin üzerindedir. Kalenin doğusunda Olba ile Kız Kalesi arasında bulunan Antik Yol yer almaktadır. Bu yolun kenarında da antik kalıntılar bulunmaktadır. Kale değişik tekniklerle inşa edilmiştir. Yer yer polygonal, yer yer de düzgün kenarlı bosajlı duvarlar dikkati çekmektedir. Mancınık Kale, çevresi Mancınık Mevkii olarak anılmakta ve I.Derece Arkeolojik SİT Alanıdır.

Anıt mezar 1987 yılında Prof.Dr. K. Levent Zoroğlu tarafından incelenmiştir. Sayın Zoroğlu Mancınık (Mancılık) Kale hakkında şu tespitlerde bulunmuştur: Mancınık Kaleye gelmeden önce polygonal örgülü duvarlarıyla bir Anıt Mezar tespit edilmiştir. Bir kaya üzerinde Yunanca harfler ve kazıma çizgilerin bulunduğu kitabe, kaya mezarları ve Helenistik Çağ’a ait birkaç kitabe tespit edilmiştir.
Yine Prof. Dr. Serra Durugönül tarafından “1996 Yılı İçel İli (Antik Dağlık Kilikya) Yüzey Araştırması İle Kuleler-Kaleler ve Yerleşimlere Olan İlişkileri” konusunda kapsamında Mancınık Kale ziyaret edilmiştir. Sayın Serra Durugönül Hocanın fikirleri şöyledir. Olba yolunu gözetleyen bir konumda olduğundan, Mancınık Kale önemlidir demektedir. Farklı tip duvar tekniklerine rağmen bu kalenin yapımının aynı dönemde olduğunu belirtmektedir. Akropol olarak kullanılan kalenin üst alanında bulunan bir yazıtta buranın Olba’ya bağlı ve rahipler tarafından yönetilen, dinsel amaçlı olmasa da Olba Tapınağı arazilerini korumak için burada iskan eden rahiplerin oturduğunu düşünmektedir.   

Kaynak: www.mersinkulturturizm.gov.tr / www.en.wikipedia.org / Prof. Dr. K. Levent Zoroğlu – VI. Araştırma Sonuçları Toplantısı –Ankara -1988 / Doç.Dr. Serra Durugönül -15. Araştırma Sonuçları Toplantısı Cilt:1 –Ankara -1998.

Taylan Köken

29 Ekim 2013 Salı

Mezgit Kale / KİLİKİA / MERSİN / Silifke –Türkmenuşağı Köyü

Mezgit Kale’nin Yeri: Mersin İli, Silifke İlçesinin Türkmenuşağı Köyünün 6km uzağında bulunan Paslı Mahallesinin 2km güneydoğusunda bir tepenin üzerindedir.
Mezgit Kale Uydu Görüntü
Mezgit Kale Uydu Görüntü
Mezgit Kale Adı ve Anlamı: Türkmenuşağı Köyü Antik Dönemde Doğu Dağlık Kilikia olarak anılan bölgede yer almaktadır. Paslı adı bazı kaynaklarda Papaslı olarak geçmektedir. Mezgit Kale yerli halk tarafından “Korkusuz Kralın Anıt Mezarı” olarak anılmaktadır. 
 
Mezgit Kale
Mezgit Kale
Mezgit Kale
Mezgit Kale
Mezgit Kale
Mezgit Kale
Mezgit Kale
Mezgit Kale
Mezgit Kale
Mezgit Kale Kalıntıları ve Yüzey Araştırmaları: Antik Lamas (Limonlu) Çayı ile Antik Kalykadnos (Göksu) Irmağı arasında kalan bölge antik kaynaklarda Olba Teritoryumu olarak anılmaktadır. Bölge Helenistik Dönemde iskân görmeye başlamış, bu yapılaşma ve yerleşimler genel olarak MÖ.2.yüzyılda, Teukros Hanedanlığı ile Seleukosların işbirliğiyle kurulmuşlardır. Helenistik Dönemde kurulan yerleşimler özellikle Roma Döneminde varlıklarını genişleyerek sürdürmüşlerdir. 
Paslı’da Kalıntılar genel olarak Roma Döneminde kalmadır. Mezgit Kale de bu dönemden kalan ve bölgenin en büyük Anıt Mezarıdır.7,8mt yüksekliğindeki bu mezar MS.200-300 yıllarına tarihlenmektedir. Ön cepheden bulunan Korint başlıklarına sahip dört sütun bulunmakta, sütunların ortalarındaki çıkmalar heykel kaidesi olarak kullanılmaktaydı. Bu konsollardan mezar odasında da bulunmaktadır. Anıt mezarın arka alınlığında bir kalkan, iki yanında kılıç ve akrep kabartmaları vardır. Ayrıca tapınağın yan tarafında kabartma şeklinde büyük bir phallos betimlemesi dikkat çekicidir. Anıt mezarın etrafında sarnıç ve zeytinyağı işlikleri bulunmaktadır.
Anıt mezar 1987 yılında Prof.Dr. K. Levent Zoroğlu tarafından incelenmiştir.

Mezgit Kale
Mezgit Kale Mezar İçi
Mezgit Kale Phallos Kabartması
Kaynak: www.mersinkulturturizm.gov.tr / Prof. Dr. K. Levent Zoroğlu – VI. Araştırma Sonuçları Toplantısı –Ankara -1988.

Taylan Köken

27 Ekim 2013 Pazar

Piren (Biryen) Yerleşmesi / KİLİKİA / MERSİN / Silifke –Kızılgeçit Köyü

Piren’in Yeri: Mersin İli, Silifke İlçesinin 45km uzağında kalan Kızılgeçit Köyünün kanyonunda köye yakın mesafedeki kalıntılardır.
Piren Uydu Görüntüsü
Kızılgeçit Köyü
Kızılgeçit Köyü
Piren Adı ve Anlamı: Piren veya Biryen olarak anılmaktadır. Piran, Kürtçede “Pir’in Halkı” anlamındadır. Bu adın Kızılgeçit Köyünde yerleşik olan Alevi/Türkmen cemaatinden geldiğini düşünmekteyiz. 
Piren Çevresi
Piren Çevresi
Piren Çevresi
Piren Çevresi
Piren Çevresi
Piren Kalıntıları ve Yüzey Araştırmaları: Sayın Prof. Dr. K.Levent Zoroğlu 1987 yılında “Doğu Dağlık Kilikya Araştırması” kapsamında bu alanı dolaşmıştır. İzlenimlerini şöyle aktarmaktadır: Limonlu (Antik Lamas) Çayı’nın oluşturduğu kanyon içinde yer alan Kızılgeçit geçit köyünün içinde Osmanlı Döneminden kalma iki türbe bulunmaktadır.
Kızılgeçit Köyünden yaya olarak ulaşılan Piren Kalıntıları ise Lamas Vadisine hakim konumda bir burun oluşturan yükseltidir. Kalıntılar Roma ve Bizans Döneminden kalmadır. Kalıntılar bazı kısımları ayakta duran sur duvarları, yapılar ve sarnıçlardan oluşmaktadır. Kaleden çıkma bir kitabe ekip tarafından tespit edilmiştir. Bu alanda Lamas Çayından Ura Antik Kentine su taşıyan kanalların günümüze kalmış kalıntıları dikkat çekicidir.
Limonlu Vadisinde bulunan bir mağaranın içinde yıldırım demetleri ve dinleyen tanrıya adanmış bir kült mağarası keşfedilmiştir. Bu kült yerinin bölgede örneği çok olan Zeus Olbios Tapınağı veya Athena Oreia ile alakalı olmalıdır.  

Kaynak: Prof. Dr. K. Levent Zoroğlu – VI. Araştırma Sonuçları Toplantısı –Ankara -1988 / Prof. Dr. Mustafa H. Sayar -23. Araştırma Sonuçları Toplantısı Cilt:1 –Antalya -2005 / Bilge Umar- Türkiye’deki Tarihsel Adlar- İnkılâp Kitabevi- 1993.

Taylan Köken