1 Ocak 2013 Salı

Temnos-Tamnos Antik Kenti / İZMİR / AİOLİS / Menemen –Görece Köyü

Temnos’nun Yeri: İzmir ili Menemen İlçesi Görece Köyü sınırları içindeki Kayacık Tepesi üzerindeki kalıntılardır. 
Temnos Uydu Görüntüsü
Eski Görece'den Temnos
Temnos (Görece Kalesi)
Temnos'tan Manzara
Temnos'tan Manzara
Temnos'tan Manzara
Temnos'tan Manzara
Temnos'tan Manzara
Temnos'tan Manzara
Temnos Adı: Herodot tarihinde adı geçen 12 Aiol kentinden biridir. Aiolis yazımına göre Tamnos’dur. Helen dilinde bir anlamı yoktur. Sayın Bilge Umar’a göre Tamna yani Ta-(u)mna, “Ta-insanı” anlamındadır. “Ta”nın anlamına gelince Luvi/Pelaspos dilinde Atta/Ata’nın başındaki “A”nın düşerek söylenmiş şeklidir. Görece Kalesi olarak da anılmaktadır.    
Akropolis
Akropolis
Akropolis
Akropolis
Temnos Kalıntıları
Temnos Kalıntıları
Temnos Kalıntıları
Görece Köyü: Yörük/Türkmen cemaatinden olduğu düşünülen Görece Köyünün adı 1487 yılına ait Yaya Defterlerinde geçmektedir.  
Eski Görece köyüne giden taş döşemeli tarihi bir yol vardır. Bu yol Osmanlı Döneminden kalmadır. Yine Görece mezarlığında tarihi mezar taşları ve Temnos’dan getirildiği düşünülen 80 kadar sütun parçası bulunmaktadır. 
Mimari Parçalar
Mimari Parçalar
Mimari Parçalar
Mimari Parçalar
Mimari Parçalar
Mimari Parçalar
Temnos Kısa Tarihi: Helenler bir kentin adının anlamı olmadığında bu adı anlamlı kılmak için açılayıcı bir mythos uydururlar. Temnos’un bir yiğit-ata olduğuna inanılmaktadır.
Byzantion’lu Stephanos’un aktardığı Temnos Kenti ile alakalı bir öykü vardır. Bu topraklara göçlerle gelenlerin lideri Malaos adlı bir kişidir. Bu önder nereye kent kurayım diye bilicilere sormuş, onlardan şu cevabı almıştır: “Arabanın dingili nerede kırılırsa orada kentini kur…”
Dumanlı Dağ’ın eteklerinde bulunan bu yüksek kayalığa çıkan Malaos ne hikmetse bu sarp kayalığın üzerinde geldiğinde arabasının dingili kırılır ve burada kent kurulur!
Pausanias’ın anlatılarına göre de kentin tarihi MÖ.1200’li yıllara kadar uzanmaktadır. Bu yıllar Aiolis kenti olarak anılan Temnos’un geçmişi için de anılan yıllardır. Bu yıllar Aiol göçlerinin tarihidir. Ayrıca Temnos Batı Anadolu tarihi hareketleri içinde kayda değer bir varlık gösterememiş ve genel tarih içinde varlığını tamamlamıştır.
Kent önceleri Lydia egemenliğinde iken, sonra Pers, ardından Büyük İskender ve sonra Pergamon Krallığı ile eşit şartlarda bağımsız olarak varlığını sürdürmüştür. Kent bir ara Selevkos Krallığı tarafından ele geçirilmiştir. Pergamon-Roma ordusu Suriye’lileri bu topraklardan sökmek için savaşırlarken Temnos tercihini Selevkos’lardan yana kullanınca bağımsızlığını kaybeder ve Pergamon Krallığı topraklarına eklenir. Kent MÖ.17 yılında bölgede ağır tahribata sebep olan depremle yıkılmış ve İmparator Tiberius’un yardımları ile yenilenmiştir.
Pergamon kenti ile “Eşit Vatandaşlık ve Eşit Vergilendirme” konusunda anlaşma imzalamışlardır. Ayrıca Temnos Pergamon’dan “bütçe yardımı”  için para da almıştır.    
Temnos için son not Erken Bizans Döneminde kilise örgütü içinde bir piskoposluk merkeziydi. 787 yılında İznik’te toplanan Hıristiyan toplumunun ünlü toplantısında Temnos Piskoposu’nun varlığını kayıtlardan biliyoruz. Daha sonraki toplantılarda ise Temnos temsil edilmediğine göre bu kent artık gerileme devrine girmiş olmalıdır.
Bölge Türk egemenliğine girdiğinde bu bölgede küçük bir Rum köyünün varlığı bilinmektedir.
Temnos tarihi hakkında en detaylı bilgiler Aigai Kazı Başkanı da olan Sayın Prof.Dr. Ersin Doğer’in “Menemen Tarihi” kısa isimli çok değerli kitabında bulunmaktadır. İlgili kişilerin kütüphanesinde bu kitap muhakkak olmalıdır düşüncesindeyiz.         
Temnos'a Gelen Antik Yol
Polygonal Duvar
Tiyatro Kalıntıları
Sütun Parçası
Sütun Parçası
Sütun Parçaları
Lahit Kapağı
Lahitler (Çeşme Yalağı)
Lahit Kapağı
Lahit Parçası
Mezarlar
Temnos Kalıntıları: Bu kentte bilimsel bir kazı yapılmamıştır. 2006-2007 yıllarında Prof.Dr. Giuseppe Ragone tarafından Temnos Antik Kentinin kalıntılarının tespiti için detaylı araştırmalar yapılmıştır.
Temnos Haykıran Köyünden gelen antik dağ yolunun üzerindedir. Bu yolun Gediz (Antik Hermos) Irmağını geçip İzmir’e kadar uzanan bir yol olduğu düşünülmektedir. Ayrıca Manisa Spil Dağı (Sipylus) ile Dumanlı Dağı (Sardene) arasındaki konumu da dikkat çekicidir.
Temnos’da kaçak kazılar sonucunda ele geçen paralar kentin tarihi hakkında deliller ortaya koymaktadır. Kentte muhtemelen Athena adına bir tapınak bulunmaktaydı. Kentin çevresinde üzüm yetiştiriciliği yaygın olarak yapılmaktaydı. 
Temnos’da iki nekropolis alanı bulunmaktadır. Uzun yıllar boyunca yapılan kaçak kazılar ile talan edilen mezar alanları sayı Ragone ve ekibi tarafından GPS yöntemi tespit edilmiştir.
Yine Akropolis’in ayrıntıları (Görece Kalesi) GPS yöntemi ile tespit edilmiştir. Burada doğal kayaya oyulmuş olan kutsal alan izleri kaydedilmiştir. Bu kentin en üst noktasında su ihtiyacı doğal kayaya oyulmuş olan sarnıçlar ile sağlanmaktaydı. Değirmen taşları, havan, zeytin presleri, kil tezgah ağırlıkları tespit edilmiştir.
Ragone ekibi tiyatro bölümünü de detaylı olarak inceler ve burada tespit edilen parçaları yayınlamıştır. Yine 2006 yılında 200x3mt ölçülerinde yer yer duvarları ayakta kalmış olan Agora’nın yeri detaylı olarak çıkarılmıştır.   
Görece Köyünde bu kentten götürülmüş birçok devşirme malzeme mevcuttur. Lahitler su kaynaklarında yalak olarak kullanılmış, evlerin duvarlarında mimari parçalar kullanılmıştır.    
2007 yılı araştırmalarında Temnos çevresi daha detaylı olarak incelenmiştir. Özellikle Eski Görece, Eski Süleymanlı, Çıkrık Tepe, Çerkezçam Tepe ve Görece Dere çevresi incelenmiştir. Ayrıca 5.200 m2 alan Jeofizik tarama ile araştırılmıştır. 
MÖ.350 Dionysos -Üzüm Salkımı
MÖ.200-100 Athena-Savaşçı
MÖ.200-100 Dionysos-Athena
MÖ.27-MS.14 Augustus-Dionysos
MS.79-91 Julia Titi -Athena
MS.180-192 Crispina-Apollo
MS.238-244 GordianIII-Herkül
Sayın Prof.Dr. Ersin Doğer’in Temnos ile alakalı tespitleri ise şöyledir: Kent tıpkı Neon Teikhos gibi akropolis ve eteğindeki düzlüğe yayılmış olan aşağı yerleşim birimlerinden oluşmaktadır. Akropolisin kuzey yamacında küçük bir tiyatronun izleri görülmektedir. Oturma grubu 750-1000 kişilik olduğu düşünülmektedir. Yine akropolisi çevreleyen sur duvarları, Klasik Dönemden kalmış olup MÖ.500-450 yıllarına tarihlendirilmekte olup, diğer Aiol kentlerinde sıkça gördüğümüz poligonal tarzda döşenmiştir. Akropolde ana kayaya oyulmuş sarnıçlar, yapı kalıntıları bulunmaktadır. Akropolis’in batı yamacında yaklaşık 300mt ve boyu yer yer 3mt’yi bulan poligonal (çok kenarlı) sur duvarı harikadır. Ve bu alanda yapılan kaçak kazılar ile ortaya çıkan kalıntılara göre burada bir Agora (Pazar yeri), Bouteuterion (Meclis Binası) kalıntılarının izleri seçilebilmektedir.
Kaçak Kazı
Kaçak Kazı
Kaçak Kazı
Sayın Ersin Doğer bu kent için kaçak kazılardan en çok etkilenen kenttir demektedir. Hem nekropolis (mezarlık) alanı, hem akropolis, hem de diğer alanlar defineci terörüne kurban olmaktadır. Bu kent de diğer antik kentlerimiz gibi bir an önce kazılmayı ve hak ettikleri ilgiyi beklemektedirler.     

Kaynakça: Ersin Doğer –İlk İskânlardan Yunan İşgaline Kadar Menemen ya da Tarhaniyat Tarihi –Sergi Yayınevi -1998 / Bilge Umar- Aiolis- İnkılâp Kitabevi -2002 / Hasan Malay –Aristonikos Ayaklanması –Bergama Belleten 3 -1993 / Prof.Dr.Giuseppe Ragone -25 Cilt3 Araştırma Sonuçları -2007 / Prof.Dr.Giuseppe Ragone -26 Cilt3 Araştırma Sonuçları -2008 / www.asiaminorcoins.com

Özel Teşekkür: Bu maddeki resimler bana ait değildir. İnternet ortamında toplamış olduğum resimlerdir. Emeği geçen herkese özel teşekkürlerimle.

Taylan Köken