Antik Yol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Antik Yol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2021 Çarşamba

Taylıeli Köyü Arkeolojik Değerleri / MYSİA / BALIKESİR / Burhaniye / Taylıeli Köyü

Taylıeli Köyü: Balıkesir İli, Burhaniye İlçesi merkezinin 7 km güneyinde kalmaktadır. 75 m rakımlı Taylıeli Köyüne İzmir-Çanakkale Karayolu üzerinden varılmaktadır.  

 

Taylıeli Bakiyeleri

Taylıeli Bakiyeleri

Taylıeli Bakiyeleri

Taylıeli Bakiyeleri

i. Taylıeli Köyü Bakiyeleri

Köyün merkezinde değişik noktalarda toplanmış mimari parçalar dikkati çekmektedir. Şahindere Köyü yolu üzerindeki eski mezarlık[1] alanında da birçok antik malzeme de ayrıca dikkati çekmektedir.

Taylıeli Köyü merkezindeki mimari parçaları Dr. Aslı Saka doktora tezinde detaylı olarak incelemiştir. Aslı Hanım bu mimari parçaları Genç Antik Çağ’a tarihlemektedir. Kısaca değerlendirmeleri şöyledir.   

“Mimari plastik parçaların nereden ve nasıl toplandıkları bilinmemektedir. Mimari plastik unsurlar, üzerinde boncuk ve makara bezemesi olan İon tipi başlıklar, mermer levha parçalarından oluşmaktadır. Mimari unsurlar köy meydanında yer alan parkın içerisindeki Atatürk heykelinin önüne gelişi güzel konmuştur.  Bu alanda İon tipi başlık ve Attik tip kaide, mermer sütun başlığıdır.

Pelitköy ve civarında yoğunlaşmaya başlayan Bizans Dönemi mimari plastik unsurlarının yaklaşık 3 km. kuzeyinde yer alan Taylıeli’ne kadar yayıldığı düşünülebilir. Köy merkezlerinde teşhir edilen mimari plastik unsurların aynı yapıdan geldiklerini söylemek zordur. Fakat Pelitköy ve ona bağlı olan Taylıeli’nin Geç Antik Çağ’da aktif biçimde kullanılan bölgeler arasında olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Pelitköy ve yayılım alanı dışında bölgede Bizans Dönemi’ne tarihlenen buluntuların en yoğun tespit edildiği ilçe ise Gömeç’tir.”[2]

Aslı Saka Hanımın tespitlerinin haricinde köy meydanındaki belediye tesislerinin yanında toplanmış mimari parçalar da bizim dikkatimizi çekmiştir. İşlik olarak kullanılan işlenmiş kayalar, Bizans dönemi gri ve beyaz mermer sütunlar, granit sütunlar bu noktada gözlemledik. Yine köy içinde birkaç noktada granit sütunları tespit ettik.     

Taylıeli'nden İskele'ye bakış
Taylıeli Bakiyeleri

Taylıeli Bakiyeleri

Taylıeli Bakiyeleri

Taylıeli Bakiyeleri

ii. Taylıeli Bahçearası Mevki

Tapu Kadastro Kayıtlarında Bahçearası olarak isimlendirilen kayalık mevkii zeytinlik vasfındadır. Şahindere Köyü yolunda, Taylıeli Açıkhava Tiyatrosunu 300 m geçtikten sonra yolun solundaki kayalık alan Duvanlı Kaya olarak isimlendirilmiştir. Bu alanla ilgili olarak bilgileri ise 2002 yılında bölgede yüzey araştırmaları gerçekleştiren Prof. Dr. Engin Beksaç tarafından kısaca şöyle tanımlanmaktadır.      

“Kaya anıtı olma niteliğini taşıyan bir başka örnek de Taylıeli Köyü'nden Şahinler'e doğru giden yol üzerinde, Taylıeli'nden çıktıktan sonra sol tarafta yer alan Duvanlı Kaya' dır. Genel özellikleri itibariyle yolun her iki tarafına da yayılan kayalık alanın tümünü kapsayan geniş bir alan oluşturduğu fark edilen kompleksin ilk bakışta doğal olduğu izlenimini veren görüntüsü, dikkatli bir incelemeyle insan eliyle yapılmış olması muhtemel bazı düzenlemeleri ortaya koymaktadır. Şu anda iki grup olarak yol tarafından ayrılan kompleksin sağ tarafta orman sahası içinde kalan ve bir gazino yapmak için bozulmuş bulunan kesimi ardına gelen oldukça dik yamaçlarda pithos ve değişik keramik kalıntılarının varlığı dikkat çekicidir. Bu kaya blokunun güneydoğu tarafında bir oyuk, yoğun çalılıkların ardında fark edilmektedir. Fakat en ilgi çekici oluşum, batı yönünde tam karşıya gelen yüksek tepeye doğru bakan cephede yer alan bir niş ve altarı anımsatan düzenlemelerle birlikte kaya üzerinde oluşturulmuş düzenlemelerde kendisini göstermektedir.”[3]

Bahçearası Mevkii Duvanlı Tepe

Bahçearası Mevkii Duvanlı Tepe

Bahçearası Mevkii Duvanlı Tepe

iii. Taylıeli Su Kemeri

Taylıeli Köyü ve çevresindeki son tespitler, Adramytteion Antik Kenti kazı başkanı Doç. Dr. H. Murat Özgen ve ekibi tarafından gerçekleştirilen yüzey araştırmalarıyla yapılmıştır. Ekibin tespit etmiş olduğu su kemeri hakkındaki bilgiler şu şekildedir.  

“Burhaniye İlçesi Taylıeli Mahallesi, Karşıyaka Mevkii Halitin Tepe olarak adlandırılan alanda bulunan su kemeridir. Burhaniye’nin eski adı olan ve su kemerlerine referansla taşıdığı‚ ‘Kemer’ isminin belgelemesini yaptığımız bu su kemerinden geldiği düşünülebilir. Kemer, günümüze ulaşan kalıntılarından anlaşıldığı kadarıyla 1.10 m. kalınlığında, 49.50 m. uzunluğunda kesintisiz bir biçimde devam etmektedir. Eğim ile ilişkili olarak yüksekliği kuzeye doğru artmakta olan yapı, kuzey yönünde yaklaşık 5 m’lik yüksekliğe kadar ulaşmaktadır. Duvar örgüsü, bol harç kullanılarak belli bir standardı olmayan moloz ve kayrak taşlar kullanılarak oluşturulmuştur. Yan yüzünde yer yer çökmeler olmasına rağmen, yapı kesintisiz devam etmektedir. Ayrıca yapı boyunca, üst bölümden aşağı doğru bir birikim yarattığı gözlemlenen tabakalaşmış kalker tortu kalıntıları ve etrafa yayılmış su künkü parçaları yapının su kemeri olarak kullanım gördüğünü doğrulamaktadır. Burada incelediğimiz yapı üzerinde korunagelen herhangi bir kemer öğesi tespit edilmiş olmasa da, aquaductus teriminin karşılığı olarak yapı, yapısal karakterinden bağımsız olarak işlevi nedeniyle su kemeri şeklinde tarafımızdan adlandırılmaktadır. Tam olarak kuzey-güney doğrultusunda uzanan yapının, konumu itibariyle doğrudan Adramytteion’a yönelmiş olması kayda değerdir.”[4]

Taylı Baba Türbesi

Taylı Baba Türbesi

Bir Kuyu?

Bir Kuyu?

Taş Ocağı yakını kaçak kazı

Taş Ocağı yakını kaçak kazı

Taş Ocağı altında dere ve eski mezarlar

Taş Ocağı izleri

Taş Ocağı izleri

Taş Ocağı izleri

Taş Ocağı izleri

Taş Ocağı izleri

Taylıeli mezarlığında bir sütun parçası

iv. Taylıeli Mezarlığı Taş Ocağı

Taylıeli tarihi mezarlığında Taylı Baba Türbesinin hemen arkasında kaçak kazılarla ortaya çıkan bir taş ocağı net olarak görülmektedir. Türbenin bulunduğu tepenin hemen arkasında, altından dere geçen sırtın olduğu yerde muhtemelen bölgedeki yerel kullanım için açılmış bir taş ocağıdır. Bölgede benzerleri bulunan taş ocaklarıyla ilgili Murat Özgen hocamızın yorumu şu şekildedir.

“Tespit edilen taş ocaklarının nerdeyse tamamında görülür vaziyette oluklar, bir kısmında ise çıkarılmadan kısmen yarım bırakılmış bloklar ve anakaya üzerinde taş çıkarma sisteminden arda kalan düzgün hat sunan geometriler bulunmakta olup bunlar, alanın niteliğini açıkça ortaya koymaktadır. 2015 ve 2016 yılı tespitlerinde, Kızılcabayır Sırtı (Yıkıklar), Dutluca Merdivenli Kaya, Taylıeli, Ören’in doğusunda kalan Yılanlı Tepe ve Pelitköy Mahallesi Boşnak Tepe bu örneklerden günümüze en somut izlerini bırakan yerlerdendir.”[5] 

Taylan Köken


[2] Aslı Saka, Antik Dönemde Edremit Körfezi: Balıkesir İli Edremit, Havran, Burhaniye, Gömeç İlçeleri Yüzey Araştırması, Ege Üniversitesi, Doktora Tezi, İzmir, 2016.

[3] Prof. Dr. Engin Beksaç, Balıkesir İli, Ayvalık, Gömeç, Burhaniye, Edremit ve Havran İlçelerinde Prehistorik ve Protohistorik Yerleşmeler Yüzey Araştırması 2002, 21. Araştırma Sonuçları Toplantısı 1. Cilt, Ankara, 2003.

[4] Doç. Dr. Hüseyin Murat Özgen, Adramytteion Egemenlik Alanı 2015-2016 Yılları Arkeolojik Yüzey Araştırması, 35. Araştırma Sonuçları Toplantısı 2. Cilt, Bursa 2017.

[5] H. Murat Özgen, Aynı eser.

30 Ağustos 2020 Pazar

Güzelsu Kalıntıları / ANTALYA / PİSİDİA / Akseki – Güzelsu Mahallesi

Güzelsu’nun Yeri: Antalya İli, Akseki İlçesinin merkezine 30 km uzaklıkta, eski adı Sülles olan köyün çevresinde bulunan kalıntılardır.

Bölgede Ele Geçen Yazıtlardan Biri

Kalıntı Bilgileri:  Şimdi Güzelsu olarak türetilmiş ismiyle varlığını sürdüren köy Osmanlı kayıtlarında Sülles, Silles, Sülhas, Devam-ı Gebr olarak geçmektedir. Bölgenin tarihi, kurulan kentlerin veya atılım yapan kentler incelendiği taktirde birçoğunun Roma Döneminde kurulduğu veya ilerleme sağladığı görülecektir. Bu yüzden Roma İmparatoru Sulla döneminde (MÖ.82-79) kentin kurulduğu veya gelişim gösterdiği düşünülebilir. Köyün arkasındaki ‘Hisar Dağı’nda ve Otluca - Haynalı boğazı arasındaki yerleşim kalıntıları vardır.

Sayın Mustafa Yılmaz ve Osman Doğanay’ın bölgede yapmış olduğu çalışmalarda kalıntılar hakkındaki bilgiler şöyledir:

            Eski adı Sülles olan Güzelsu Köyünde kayda değer antik yerleşim yoktur, fakat Haynalı (Otma Hoca/Otluca), Küçük Asar ve Gavurini Mevkilerinde yer yer duvar kalıntılarına rastlandığı köy halkından öğrenilmiştir. Dağlık bir yamaçta kurulu olan köy, Akseki-Antalya yolunun hemen solundaki Mahmutlar (Büros) Köyüne nazır bir konuma sahiptir. Sülles Köyünden Akseki yönüne doğru giderken yol üzerindeki Sadıklar (Gıravanda), Dikmen (Dedere), Dutluca (Gevles) ve Çanakpınar (Alavada) Köylerinden geçilir.(1)

Sülles kalıntılarıyla ilgili diğer bir detaylı araştırma İlkçağ’da Akseki Bölgesi isimli çalışmalarında Sayın Mustafa Adak hocamız ve yardımcıları tarafından verilmektedir. Sülles’de bulunan kalıntıların Gündoğmuş ilçesi, Karadere köyü yakınındaki yüksek tepe üzerinde bulunan Kasai Antik Kenti ile bağlantılı olduğunu belirtmektedir. Ekibin bu buluntularla ilgili yorumlarını direk aktarıyorum:   

            Güzelsu Mahallesi’nde bir bahçe duvarında kullanılmış başka bir yazıt fragmanında Kasai kentinin en üst idari mercileri Boule (Danışma Meclisi) ve Demos (Halk Meclisi) Aurelia Cassiana adında bir hanımefendiyi onurlandırırken, Güzelsu yakınlarında ana kayalar üzerinde tespit ettiğimiz üç adet sınır yazıtı, büyük ihtimalle Kasai’ın himayesinde olan ve isimleri A, G ve K harfleriyle başlayan üç kırsal yerleşimin sınırlarını belirlemektedir. Yine Güzelsu Mahallesi yakınlarında, Papaz Kayası olarak bilinen mevkiinde bulduğumuz bir yazıt fragmanı ise Cassii soyadını taşıyan, ama ön adları yazıtta korunmamış olan bir beyle eşinin büyük ihtimalle bir tapınak inşası için 3000 denarii bağışladıklarını kaydetmektedir. Söz konusu yapıya ait ve son derece kaliteli bir işçilik gösteren sütun tamburu ve kaideleriyle arşitrav ve lento bloklarını geniş bir alana yayılmış olarak görmek mümkündür. Aynı bölgede yükselen ve mevkiiye adını veren kaya kütlesinin kuzey yüzeyindeki iki adet yazıtın, tapınak olduğunu düşündüğümüz yapının ziyaretçileri tarafından kazındığını tahmin etmekteyiz. Bunlardan ilki Tykhe adında bir hanımın eşi için yazdırdığı dokunaklı bir hitabı içermektedir: “Ey Rufus, senden önce de senden sonra da başka biri olmadı”. İkinci yazıtsa Modestus ve Celer adlarında iki beye ait duvar yazısıdır. Görüldüğü üzere ikisi de resmi bir içerik taşımayan bu yazıtlar mümkün olduğunca çok okuyucuya ulaşma amacıyla buraya kazınmış gözükmektedir. Bu varsayımımız doğruysa tapınağın bir hayli ziyaretçisi olduğunu da söyleyebiliriz.(2)

Kaynak: (1) Mustafa Yılmaz- Osman Doğanay / Akseki, İbradı ve Gündoğmuş (Antalya) Çevresi Arkeolojik Çalışmaları (2) Prof. Dr. Mustafa Adak, Yrd.Doç.Dr. Burak Takmer,  Yrd. Doç. Dr. Ebru Akdoğu Arca / İlkçağ’da Akseki Bölgesi

Taylan Köken

1 Mayıs 2014 Perşembe

Güzelhisar Köyü Kalıntıları / ANKARA / GALATİA / Akyurt -Güzelhisar Mahallesi

Güzelhisar Köy Kalıntıların Yeri: Kalıntılar Ankara İli Akyurt İlçesi Güzelhisar Mahallesi (Köyü) meydanındaki çeşmede ve çevresindedir.
Defineci Çukuru
Güzelhisar Köyü Kalıntıları: Kızılhisar olarak da anılan köyün meydanındaki çeşmede devşirme olarak kullanılmış olan mimari parçalar görülmektedir.
Ayrıca Milliyet gazetesinin bir haberine göre 2012 yılında Bağlar Mevkiinde bulunan kalıntılarda definecilerin yapmış olduğu tahribat anlatılmaktadır. Kalıntıların niteliği hakkında herhangi bir bilgi verilmemiştir.
Akyurt –Büğüz –Balıkhisar ve Güzelhisar “Kral Yolu” olarak adlandırılan antik yol üzerindeki tarihi yerleşimlerdir.


Taylan Köken