2 Kasım 2013 Cumartesi

Aphrodasias Antik Kenti / KİLİKİA / MERSİN / Silifke –Yeşilovacık Beldesi

Aphrodisias Antik Kenti’nin Yeri: Aphrodisias Anti Kenti, Mersin İli, Silifke İlçesinin Yeşilovacık Beldesi Ovacık Burnuna ve Köserelik Adasına yayılmıştır.

Kilikya Aphrodisias Uydu Görüntü
Kilikya Aphrodisias Kent Planı
Kilikya Aphrodisias Tabelası
Aphrodisias Adı ve Anlamı: Aphrodisias Helen Dilinde “Aphrodite Adanmış” veya “Aphrodite Yurdu” demektir. Antik Kent Kilikia Aphrodisias’ı olarak anılmaktadır. Antik Kente bazı kaynaklarda Zephyrium veya Zephyrion olarak da anılmaktadır. Bu kent Orta Çağda ise Aziz John şövalyelerinin etkisi ile Cape Cavaliere, Doğu Limanı ise Porto Cavaliere olarak anılmaktaydı. Ayrıca bu bölge Tisan adıyla da anılmaktadır. Bu adın kentin eski adı olabilceğini düşünmekteyiz.
Sicilyalı Diodoros’un yapıtında kentin adı geçmektedir. Büyük İskender’in mirasçıları olan komutan-krallar arasındaki çekişmelerde bu kentin adı geçmektedir. Bu yüzden kent Helenistik Dönemde önemli bir liman kenti konumunda olmalıydı.

Ovacık Yarımadası Panoramik Görüntü
St. Pantaleon Kilisesi
St. Pantaleon Kilisesi
St. Pantaleon Kilisesi
St. Pantaleon Kilisesi
St. Pantaleon Kilisesi
St. Pantaleon Kilisesi Mozaik Kitabe
Aphrodisias Kalıntıları, Yüzey Araştırmaları ve Kazı Sonuçları: Ovacık Burnu olarak anılan yerde, anakara ile yarımada arasındaki kıstakta iki Antik Liman bulunmaktadır. Bunlar Doğu ve Batı Limanı olarak anılmaktadır. Bir liman kenti olan Aphrodisias diğer kıyı yerleşimleri ve Kıbrıs, Mısır ve Ege kentleri deniz yoluyla ticari ilişkiler kurmuştur.
Kentin Akropolis’ne yakın konumda bazı yanık odalarda Troya Dönemine tarihlenen kırmızı astarlı tabak imalatı yapıldığı tespit edilmiştir. Bu da dönem olarak Bronz Çağının 3. dönemine denk gelmektedir.
Doğu limanın karşısında bulunan Köserelik Adası Nekropolis olarak kullanılmıştır. Nekropolis alanının Roma ve Erken Bizans Döneminde kullanıldığı düşünülmektedir. Adada ayrıca küçük bir kilise vardır. Adadaki mezarlar, kaya mezarlarıdır ve tatlı su kaynağı da bulunmaktadır.  
Yarımada üzerindeki kalıntıların tarihi Arkaik Döneme kadar gitmektedir. Yarımadanın güneyinde bulunan sur parçası denizden gelebilecek saldırılar için, kuzeyde yapılan sular ise karadan gelebilecek saldırılar için yapıldığı düşünülmektedir. Limanlar ise deniz donanması ile korunmaktaydı. Surların birkaç yerinde yapılan kulelerse tehlikeleri gözetlemek için yapılmıştır. Surların içinde kalan Akropolis diye adlandırılan bölümün içinde, üç kiliseye, bir ambara, Bizans Dönemi yuvarlak bir kuleye, evler ve sarnıçlar tespit edilmiştir. Liman kalıntıları su altında devam etmektedir. Ayrıca Doğu ve Batı Limanı küçük gemiler için bir kanalla birbirine bağlantılı olduğu düşünülmektedir. 
Bu antik şehrin bilinen en önemli eseri Erken Bizans Dönemine tarihlenen, bazilika planlı kilise kalıntısıdır. Mozaikli Kilise olarak anılan bu kilisenin taban mozaikleri günümüze kadar ulaşmıştır. 1972 yılında L. Budde tarafından kazılan kilisenin taban mozaiklerinde geometrik desenler, bitki ve hayvan motifleri ve ayrıca bir kitabe dikkati çekmektedir. Bulunan bu kitabeye göre kilise St. Pantaleon (Pantholeon) Kilise’sidir.
Sayın Prof. Dr. Mustafa Hamdi Sayar tarafından “Kilikya Yüzey Araştırmaları 2004” çalışmaları esnasında ziyaret edilen Aphrodisias Antik Kenti için şu tespitler yapılmıştır: Hocamız Akropolis surlarını MÖ.500 yıllarına tarihlemekte, kilisenin bölgede yapılan yazlıkların tehditti altında olduğunu belirtip, Roma Dönemi kaya mezarlarının yok olmak üzere olduğunu tespit etmiştir.
2005 yılında sualtında yapılan yüzey araştırmalarında bol miktarda Roma Dönemi amphoralara rastlanmıştır.  
 
Aphrodisias Surları
Kaynak: www.mersinkulturturizm.gov.tr / www.panoramio.com / Prof. Dr. Mustafa Hamdi Sayar -23. Araştırma Sonuçları Toplantısı Cilt.1 –Antalya -2005 / Zeynep Yılmaz –Seramik Buluntuların Işığı Altında M.Ö.III.Binde Çukurova Bölgesi -2008 / Çiğdem Toskay Evrin –Volkan Evrin –Kilikya Kıyıları Sualtı Arkeolojik Yüzey Araştırması -2005 –ANMED-2006.

Taylan Köken