20 Ağustos 2013 Salı

İnönü Mağaraları / BALIKESİR / MYSİA / Havran / İnönü Köyü

İnönü Mağaralarının Yeri: Balıkesir ili Havran ilçesi İnönü Köyünden 1,5 km uzaklıkta bulunmaktadır. Mağaraların giriş kısmına bugün sulama amaçlı bir baraj inşaatı yapılmıştır.
İnönü Mağaraları Uydu Görüntüsü
İnönü M. Panoramik Görüntü
Havran Barajı Panoramik Görüntü
Havran Barajı Panoramik Görüntü
Havran Barajı Panoramik Görüntü
İnönü Mağaralarının Önemi ve Kısa Tarihçesi: Mağaralar Havran Çayının Havran ovasına çıkış yaptığı ve İnboğazı olarak adlandırılan mevkidedir. Havran Çayı ovaya dökülmeden önce kalkerli zemini aşındırmış vir bir boğaz oluşturmuştur. Bu boğazın girişinde bulunan ve 381 rakımlı Kocaçal Tepenin güney eteklerinde girişi görülen 4 adet ana mağara ağzı vardır. Bu ağızlar Devadamı, Karanlık, Aydınlık ve Andık isimlerini taşımaktadır..
İnönü Mağaraları Mysia bölgesinin en eski yerleşimlerinden biridir. Paleolitik Çağa kadar uzanan malzeme vermiştir. Aynı zamanda bu alanın Kybele Tapkı Alanı olarak kullanılması da dikkat çekicidir.
İnönü Mağaraları
Devadam Ağzı
Devadam Ağzı
Devadam Ağzı
Devadam Ağzı
Devadam Ağzının Çatısı
Devadam Ağzında Başka Bir Giriş
Devadam Ağzının Çatısı
Devadam Ağzında Kapatılmış Başka Bir Giriş
Devadam Ağzı İçeriden
Devadam Ağzı İçeriden
Devadam Ağzının Çatısı
Devadam Ağzında Bir Giriş
İnönü Mağaraları Kalıntıları ve Araştırma Sonuçları: Bölgede birçok araştırma yapan bilim adamının yayınlarına giren İnönü Mağaralarını en detaylı araştıran bilim adamı 1949 yılında İ.Kılıç Kökten hocamızdır. Dere yatağına yakın konumdaki Karanlık Mağarada kazılar yapan Kökten sonuçları Tarih Öncesi Araştırmaları başlığında yayınlamıştır.
Bu sondaj kazılarında 15 ayrı tabaka tespit edilmiştir. En üst tabakada Helenistik ve Roma Dönemine ait adak heykelcikleri ele geçmiştir. Bu hediye heykelciklerinin tespiti mağara girişinde bir Kybele Tapkı Alanı’nın varlığını işaret etmektedir.
Devadam Ağzında Setler
Devadam Ağzı
İnönü Mağaraları
İnönü Mağaraları
En Yüksekteki Mağara Ağzı
Havran Barajı Suları
Havran Barajı
Havran Barajı
Orta tabaka 6 bölüme ayrılmaktadır ve bu tabakalarda küçük boy değirmen taşları, siyah kaba çömlek parçaları ele geçmiştir. En alt tabaka ise 7 bölüme ayrılmakta, değişik kap parçaları Troia II dönemi seramik parçaları, kemikler, çakmak taşları, kemik eşyalar bu bölümlerde çıkarılmıştır. Bu buluntular ışığında Karanlık Mağara Kalkolitik, Neolitik ve nihayet Paleolitik Döneme kadar uzanmaktadır. Karanlık mağara kazıları hem devrin teknik yetersizlikleri, hem de mağaranın adı gibi karanlık olmasından dolayı ışık yetersizliğinden sadece ağzında yapılmıştır. Günümüzde Havran Barajı’nda su tutulmuş ve Karanlık mağara sular altındadır. MÖ.50.000’li yıllara kadar uzanan bu değerli arkeolojik alan yine sular altında kalmıştır.
Yalnız bu mağaralarda yaşayan bir tür yarasa popülasyonu ise yapılan baraj sonrası sular altında kalan mağaradan uzaklaşmıştır. Açılan yeni dehlizlerden geri gelmemişlerdir. Buraya vardığınızda hemen dikkatinizi çekecektir; baraj 100mt geriden yapılması ile bu mağaralar hem turistik olarak kullanılabilir, hem arkeolojik kazılarla bölge tarihi daha ayrıntılı ortaya çıkabilir, hem de doğal yaşam korunabilirdi. Türk arkeolojisi DSİ işletmesiyle sürekli yer kapma savaşı yapmak zorunda mı? Her iki tarafı zor durumda bırakmayacak akılcı çözümler bulunamaz mı? İlerleme için yapılması gereken yeni inşaatlar, barajlar, sulama göletleri, sağlıklı, modern tarım için ne kadar gerekliyse, tarihsel mirasımız olan SİT'lerin geleceğimiz için aynı oranda önemli olduğunu düşünmekteyiz...           
                
Kaynakça: Mustafa Türk –Antikçağ’da Mysia ve Arkeolojisi -2008 / www.tayproject.org

Taylan Köken